YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12897
KARAR NO : 2013/10416
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2012 tarih ve 2012/99-2012/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, yargılama sırasında ölen davacının davalı şirketin iş sözleşmesini haksız feshetmesi nedeni ile sözleşmedeki cezai şart alacağını icra takibine koyduğunu, ancak davalının haksız olarak itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı işverenin %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının hem şirketin yönetim kurulu başkanı hem de kendi düzenlediği ve geçerliliği olmayan belge ile kendini ayrıca genel müdür olarak atadığını iddia ettiğini, davacının Baksaş A.Ş.’nin kuruluşundan beri içinde olduğunu, uzun müddet şirketi idare eden kişi olduğunu, şirketi kötü yönetiminden dolayı hakkında suç duyurusunda bulunulmasının istendiğini, ancak kendisinin şirkete verdirdiği zararı gidereceğini beyan ettiğinden son defa yönetim kuruluna tekrar seçildiğini, kendi imzası ile yine kendisini yazılı olduğu şekilde genel müdür olarak atadığını, noterde düzenlenen belgenin içeriğine bakıldığında görevinden herhangi bir nedenle çıkarıldığında veya işyeri değiştirildiği durumlarda hiçbir neden gösterilmeden hiçbir itirazda bulunmadan işyeri personeline 40.000 USD ödeyeceğini, bu mukavelenin tanziminde davacının hüsnüniyetli olmadığının açık olduğunu, TTK’nın 334.maddesinde “idare meclisi azalarından biri umumi heyetten izin kendi veya başkası adına bizzat veya dolayısıyla şirket ile, şirket konusuna giren bir ticari muamele yapamaz, aksi takdirde şirket yapılan muamelenin batıl olduğunu iddia edebilir” dendiğini, bu hususta davacının yönetim kurulu başkanlığını kendi menfaatine yaptığını, geçersiz olduğunu, davacının şirketi aşırı ve geçersiz borca soktuğunu, genel kurulda işlerini düzeltmesi amacıyla iki aylık süre verildiğini, genel kurultan bizzat isteyerek bu mühleti aldığını, rahat çalışması amacı ile kendisine eski idare heyeti ile görev verildiğini, şirkete verdiği zararları karşılamadığı takdirde yönetim kurulunun fesholacağını ve onlar hakkında da cezai takibat yapılacağını bilmekte olduğunu, 2 ay sonra genel kurulun yönetim kurulunu feshettiğini, hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan tahkikat sonucunda Bolu
Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hakkında emniyeti suistimal suçundan dava ikame edildiğini, şirkete verdiği zararın 271 milyar lira olduğunu, davacının şirketle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacılar murisi …’ın davalı şirkette yöneticilik yaptığı dönemde şirketi zarara uğrattığı, bazı şahıslara lüzumsuz ödemeler yaptığının sabit olduğu 15.02.2012 tarihli sözleşmenin hem alacaklısı (personel) hem de borçlusu (işveren) sıfatıyla hareket ettiği, tüzel kişiliklerde, bir kişiyi ilgilendiren toplantı ve karara o kişinin iştirak edemeyeceği, yapılan sözleşmenin hukuka uygun geçerli bir sözleşme olmadığı,bu nedenle davacıların sözleşme uyarınca tazminat talep edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.