Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11041 E. 2013/10385 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11041
KARAR NO : 2013/10385
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/05/2012 tarih ve 2010/420-2012/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette ortak olduğunu, davalı ortak ile davacının evli olmasına rağmen şiddet sebebiyle müvekkilinin baba evine sığınmak zorunda kaldığını, davalı ortağın davacıya şirketin işleyişi ile ilgili bilgi vermediğini, müvekkiline ait taşınmazın şirketteki hissesi ile orantılı olmayacak bir şekilde Allianz Sigorta A.Ş. için ipotekli bulunduğunu, müvekkilinin, davalının husumeti nedeniyle şirkette aleyhine olabilecek borçlanma ve sair işlemler yapmasından korktuğunu, bu haliyle şirket amacının gerçekleştirilmesinin önünde ciddi bir engel bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenle feshini ve tasfiyesini, fesih ile birlikte ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, şirketin kurulması ve acentelik yapması için tarafların müştereken karar aldıklarını, ipotek verme fikrinin de davacıdan çıktığını, davalı ortağın gayretli çalışmaları ile şirketin faaliyetinin devam ettiğini, borçlanmanın söz konusu olmadığını, evlilikle ilgili problemlerin ve aile hayatının bitmiş olmasının iş ilişkilerini etkilememesi gerektiğini, davacının her zaman şirketle ilgili bilgileri alabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı şirkette ortaklar arasında geçen olaylar sebebiyle ceza davalarının bulunduğu, boşanmalarına karar verildiği, 4320 sayılı Kanun uyarınca davalı hakkında tedbir uygulandığı, gelişen olaylar karşısında taraflar arasındaki güven ilişkisinin büyük ölçüde zarar gördüğü, bu durumun şirketin feshini haklı kılacak bir sebep oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin davalı şirkete yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, dava … Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin fesih ve tasfiyesine ilişkin olup davada şirkete de ayrıca husumet yöneltildiğine göre ve davanın yasal hasmı da şirket olduğuna göre mahkemece, davalılardan … aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın davalı … Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı … yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 24,30 TL temyiz harcının temyiz eden davalı … Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.