Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/9347 E. 2013/14108 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9347
KARAR NO : 2013/14108
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili bankayla davalılardan … arasında akdolunan genel ticari kredi sözleşmesinde diğer davalı …’ın da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhlerine girişilen takibe davalıların kısmi itirazları sonucu takibin kısmen durduğunu belirterek itirazların iptaliyle takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden takibin 30.000.00 TL.asıl alacak, 3.363.98 TL.işlemiş faiz, 235.88 TL.BSMV, 119.60 TL.noter masrafı toplamı olan 33.719.46 TL.üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 35.1 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın % 40’ı oranındaki icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsiline, davalı … yönünden ise takibin 30.000.00 TL.asıl alacak, 3.342.65 TL.işlemiş faiz, 234.80 TL.BSMV, 119.60 TL.noter masrafı toplamı olan 33.697.07 TL.üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 35,1 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın % 40’ı oranındaki icra inkar tazminatının anılan davalıdan tahsiline, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı bankanın temyizi reddedilen kısma yönelik olup, hüküm tarihi itibariyle reddedilen kısım temyiz sınırının altında kaldığından temyiz isteminin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davalılardan … dava konusu genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olup kredi borcu ipotekle teminat altına alınmıştır. İİK.nun 45/1.maddesi uyarınca bu davalı yönünden rehni aşan bir miktar olmaksızın genel haciz yoluyla takibe girişilemez. İpotek veren davalı …’nin ipotekli taşınmazı sonradan dava dışı …’e satmış olması da bu sonucu değiştirmez. Zira taşınmaz ipotekle yükümlü olarak satılmıştır. Bu durumda taşınmazı satın alan …, borçtan şahsen sorumlu olmamakla birlikte ipotek borçlusu olarak sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak TMK.nun 887.maddesi uyarınca hem asıl borçlu hem de borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna ihtarda bulunulması ve ipotekli takibin de her ikisine birlikte yapılması takıp ve dava koşulu olup, İİK.nun 45/1.maddesi hükmü gözetilmeden ipotekle teminat altına alınmış olan kredi borçlusu … aleyhine iş bu ilamsız icra takibine girişilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde oluşturulan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.