Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/15472 E. 2013/16012 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15472
KARAR NO : 2013/16012
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye, alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve işyeri ihtiyacı nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, kira alacağı isteminin kısmen kabulüne, tahliye isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacının kira alacağına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu kiralananı 01/07/2010 tarihinde 1 yıl süre ile kiraya verdiğini, ağırlaşan hayat şartları nedeniyle kiraya vermiş olduğu taşınmazı kendisinin işleteceğini, davalıya dava konusu taşınmazı tahliye etmesi hususunda noterden ihtar keşide ettiğini, ancak davalının bu ihtarlara rağmen işyerini boşaltmadığını beyan ederek, davalının işyerinden tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.. Davalı vekili, davacının ihtiyaç nedeni ile tahliye davasının kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dinlenen davacı tanıkları; davacının son zamanlarda mali durumunun bozulduğunu, çektiği krediler nedeniyle bankalara borçlarının bulunduğunu, ihtiyaçlının dava konusu yerde çay ocağı işleteceğini bildirmişlerdir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Türk Borçlar Kanununun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin
varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez. Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
Toplanan tüm delillerden; ihtiyaçlının emekli ve boşta olduğu, halen çayevi olarak işletilen işyerini yine çay ocağı olarak kullanacağı, dava konusu yere ihtiyacı bulunduğu, ihtiyacın gerçek ve samimi olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece tahliye davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün kira alacağı yönünden ONANMASINA, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. Madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. Maddesi uyarınca hükmün
tahliyeye ilişkin bölümünün BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.