YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11614
KARAR NO : 2013/10335
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2009/46-2011/675 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında işyeri devri ile ilgili imzalanan 15/09/2008 tarihli sözleşme gereği 6.000,00 TL nakit para ile Kasım 2008- Ocak 2009 tarihli 2 adet 5.000’er TL lik senet verildiğini, müvekkillerince 6000,00 TL ve Kasım 2009 tarihli senet içinde 3.250,00 TL ödendiğini, ancak müvekkilince mecurun iş yeri ruhsatı almaya müsait olmaması nedeniyle ruhsat alınamadığını ve faaliyete geçemediğini, davalılar tarafından yasal olarak işletilmesi mümkün olmayan iş yeri devrinin gerçekleştirilmesi nedeniyle müvekkillerinin zarar uğradığını ileri sürerek peşin verilen 6.000,00 TL’nin istirdadı ile Kasım 2008 tarihli 5.000,00 TL bedelli ve Ocak 2009 tarihli 5.000,00 TL bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalılar vekili, müvekkili …’a davaya konu sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili …’ın …’tan taşınmazı boş olarak kiraladığını, gerekli dekorasyon işlerini tamamlayıp ruhsatlı olarak internet cafe işlettiğini, 15/09/2008 tarihli sözleşme ile iş yerinin demirbaşları ile birlikte davacılara devredildiğini, davacıların kötü niyetli dava açtıklarını savunarak davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleştirilen dosyada, 01/10/2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesine konu, iş yeri ruhsatı almaya yeterli bulunmayan yerin müvekkillerine kira akdi ile kiralanması nedeniyle davalıya ödenen Ekim ve Kasım aylarına ait 2.200,00 TL kira bedelinin istirdadını, iş yerinde yapılan 5.000,00 TL masraf nedeniyle bu miktar zararın ve 1.000,00 TL yoksun kalınan karın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 12.11.2010 tarihli celsede, birleştirilen davaya ilişkin davasından feragat ettiğini beyan etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen davadan feragat edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; …’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara teslim etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 vade, 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15.11.2009 vade tarihli 5.000 TL bedelli senetler ile ilgili olarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı asıl dosya taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile davalı tarafından davacılara teslim edilen demirbaşların değerinin, davalının talebi olmadığı ve davacı da iadeye hazır olduğunu beyan ettiği halde, talep edilen miktardan düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davaya konu senetlerin dava devam ederken ödendiği ileri sürülmüş olup, iki adet senet bedelinin ne kadarının icra dosyasına ödendiği belirlenmeden ve ödenen senet bedeli kadar menfi tespit davasının, istirdat davasına dönüştüğü dikkate alınmaksızın senetler yönünden menfi tespit karar verilmesi doğru olmamıştır.
4- Davacılar her ne kadar dava dilekçesinde faiz talep etmemiş ise de, daha sonraki dilekçeleri ile faiz talep etmiş olup davalı da iddianın genişletilmesine karşı çıkmadığına göre faiz talebinin nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.