YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9118
KARAR NO : 2013/10410
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2010/61-2011/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009 yılı Hac sezonunda Suudi Arabistan’da taşıma hizmeti vermek üzere 127 yolcusuz otobüsün gidiş ve dönüşüne izin verildiğine ilişkin gümrük izin belgesine istinaden müvekkilinin 4 adet otobüsü beheri 5.500 Dolar ücretle davalıya kiraladığını, araçların kira ücretinin yarısının Arabistan’da kalan yarısının araçlar Türkiye’ye döndükten sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, araçların ve şoförlerin gümrük ve vize işlemlerinin davalı şirket tarafından yerine getirildiğini, davacı şirketin araçlarını Arabistan’da şirket adına hareket eden … adlı şahsın karşıladığını, araçların burada aradaki anlaşmaya uygun olarak yolcu taşıma edimini yerine getirdiklerini, ancak şirket yetkililerinin kira bedelini ödemekten kaçındıklarını, davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket ile davalı arasında yolcu taşıma konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, takibe ve davaya dayanak yapılan faturaların davacı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, araçların dava dilekçesinde ismi geçen … isimli şahıs tarafından kiralandığını, davalı şirketin 2009 yılı Hac sezonunda yurt dışına çıkış izni olmayan bazı kişilerin araçlarını kendi adına yurt dışına çıkardığını, davacı şirketin araçlarının davalı şirket kayıtlarında yer almasının bu nedenden kaynaklandığını savunarak davanın reddini, davacı aleyhine % 40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava ve icra takibine konu açık faturalarla ilgili yazılı bir kiralama sözleşmesinin yapılmadığı, davalı Lüks Öztur Ltd. Şirketinin dosyaya sunduğu ticari defterlerin kapanış tasdiki olmadığından davalı lehine delil oluşturmayacağı, davacı Gökbora Ltd. Şirketi ile davalı Lüks Öztur Şirketi arasında dava konusu 4 otobüsün kiralanması konusunda dolaylı dahi olsa akdi ilişki kurulduğu, bu akdi ilişki sebebiyle davalının davacıya iki kapalı faturaya bağlı olarak 6.500 TL ödemede bulunduğu, davalının komisyonculuk akdine benzer olan akdi ilişkiden dolayı, kiralanan 4 aracın kira bedelinden sorumlu olacağı, davacının davalıdan …/…
davalının ödediği 6.500 TL’nin düşümünden sonra 4 adet açık faturadan dolayı toplam 26.414 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden takibin devamına, davalı yönünden alacağın likit olmaması, davacı yönünden takipte kötü niyetli olunmadığı gerekçesiyle de her iki taraf yararına inkar tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı icra takibinde ve işbu itirazın iptali davasında, düzenlediği 4 adet açık faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunmuştur. Ancak taraf defterlerinin incelenmesinde bu faturaların ve davacının ödendiğini belirttiği iki adet faturanın kaydı bulunmamaktadır. Davacının davalı tarafından ödendiğini beyan ettiği iki adet faturanın ödeme kaydı da bulunmadığı, bu iki adet faturadaki ücretin neye göre belirlendiği sabit olmayıp dava ve takibe konu 4 adet faturada ise 5500 USD üzerinden TL’ye çevrilerek fatura bedeli belirlenmiş ancak davacı tarafından bu faturaların davalıya tebliğ edildiği ispat edilememiş, davalı taraf icra dosyasındaki borca itirazında da faturaları kabul etmemiştir. Bu durumda bilirkişi raporunda davacı alacağının bu faturalara dayalı olarak hesaplanması ve mahkemece bu hesaba göre sonuca varılması doğru olmamıştır. Davacı cevaba cevap dilekçesinde, davalının tanzim ettiği gümrük belgelerine dayandığına ve İskenderun Gümrük Müdürlüğü’nden 59 adet otobüsün kiralama bedeline ilişkin Gümrük Müdürlüğü’ne verilen beyanname ve izin talep belgesi dosyaya gönderildiğine göre bu belgelerde davalı tarafından beyan edilen kira bedelleri gözetilerek davacının dava konusu alacak miktarının belirlenmesi ve gerektiğinde bu konuda ek rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.