Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13017 E. 2013/10419 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13017
KARAR NO : 2013/10419
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2008/261-2012/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.200 TL’nin altında bulunduğundan HUMK’nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu fon kurulunun 23/06/2005 tarih 2005/248 sayılı kararı ile davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, bu görevin 19/07/2007 tarihinde kesintiye uğradığını ancak aynı kurulun 23/08/2007 tarih 2007/433 sayılı kararı ile devam ettiğini ayrıca yönetim kurul üyeleri arasından oluşturulan İcra Kurulunda da üye olarak görev yaptığını, davalı şirket ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu  arasındaki davaların yapılan sulh anlaşması ile sona erdirilip davalı şirketin sulh anlaşması gereği fona karşı açmış olduğu tüm davalardan feragat ettiğini ve fonun ibra edildiğini, davalı şirketin ana sözleşmesinin 28. maddesinin 11. fıkrasının (b) bendinde, safi kârın %3’ünün yönetim kurulu üyelerine verilmesi gerektiğini, ana sözleşmede hüküm olduğundan bu konuda genel kurul kararının aranmayacağını nitekim şirketin 31/12/2005 tarihinde 31/12/2006 yılına ait kar dağıtım hesabında yönetim kurulu üyelerine verilecek kâr payının tespit edildiğini belirterek müvekkiline düşen bölümün fazlaya ait hakkı saklı kalarak 7.500,00 TL’nin yıllar itibariyle ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının TMSF tarafından atanmış bir yönetici olduğunu, benzer konuyla ilgili olarak Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/269 esas sayılı dava dosyasının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığınca onanarak kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TMSF’nin 23/06/2005 tarih 248 sayılı kararı uyarınca Göltaş Göller Bölgesi Çimento San. Tic. A.Ş’ye yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacı taraf vekilinin Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/269 Esas, 2010/40 nolu kararına Orma Orman Mahsülleri Tic. San. A.Ş’nin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle 31/12/2005 tarihinden 31/12/2007 yılına ait kâr dağıtım hesabında yönetim kuruluna verilecek kâr payı tespit –
edildiğini fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere 7.500,00 TL talep ettiklerini ve  bu konuda karar verildiğini ve Yargıtay incelemesinde olduğunu belirterek bu dosyanın sonucunun beklenilmesini talep ettiği, dava dosyasının konusunun ve davacısının aynı olduğunu davalısının Orma Orman Mahsülleri Entegre San. ve Tic. A.Ş. olarak farklı olduğunu belirtmesi üzerine Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin dosyasının beklenildiği ve bu dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 26/12/2011 tarih 2010/6578 Esas, 2011/17670 Karar nolu ilamı ile onandığı ve onama kararında “davacının şirket ortağı olmadığı, ana sözleşmenin 12 ve 29. maddeleri gereğince kâr payı talebinde bulunamayacağı” şeklindeki mahkeme gerekçesinin uygun olduğunun belirtildiği, gerek Yargıtay’ın bu onama kararında belirttiği ana sözleşmenin 12. ve 29. maddeleri gereğince davacının kâr payı talebinde bulunamayacağı şeklindeki gerekçe, gerekse 15/09/2006 tarihinde 82 nolu ortak yönetim kurulu kararıyla alınan kararda “TMSF’nun 23/06/2005 tarih ve 2048 sayılı kararı uyarınca firmalara yönetim kurulu üyesi olarak atanmış olmamız nedeniyle 23/06/2005 tarihinden itibaren şirket ana sözleşmelerine göre doğmuş ve doğacak olan kâr payı hakkımızın firma bünyesinde bırakılmasına karar verilmiştir” şeklindeki kararı da dikkate alındığında bu kararda üye olarak imzası bulunan davacı …’nun kâr payı hakkını firma bünyesinde bırakılmasına ilişkin karara katıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.