Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/106 E. 2019/4373 K. 10.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/106
KARAR NO : 2019/4373
KARAR TARİHİ : 10.04.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının, davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadına kusur olarak yüklenen “Düğünden sonra gelinlikle ortak konuta gitmekte ısrar etmesi” vakıası yönünden davalı kadının düğün sonrasında gelinliğiyle ortak konuta gitmek istemesinin en doğal hakkı olması ve erkeğin kadının bu isteğine yönelik olarak “Ya gelinliğini çıkarır gelirsin ya da babanın evinde kalırsın” şeklindeki söylemi karşısında kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yine kadına kusur olarak yüklenen “Babasına inat olsun diye erkekle evlendiğini beyan etmesi” vakıasına yönelik tanık beyanlarının ise duyum ve aktarılma dayalı olup bu vakıanın da ispatlanamadığından kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen “Erkeğin eğitim seviyesini düşük bulma” yönündeki kadının kusurlu davranışı ile mahkemece erkeğe yüklenen ve erkek tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleşen “kadını düğün sonrası gelinliğini çıkararak arabayla ortak konuta gitmesi konusunda baskı altına alarak ya gelinliğini çıkarır gelirsin ya da babanın evinde kalırsın şeklinde söylemde bulunması” şeklindeki kusurlu davranışı birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davalı kadının, davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusurunun daha ağır olmaması yanında, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olmakla birlikte, davalı kadın hakkında yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağında davalı kadının herhangi bir işte çalışmadığı belirtilmiş ise de dosya içerisinde bulunan SGK kaydında davalı kadının SGK çalışanı olarak belirtildiği, yine SGK hizmet döküm cetvelinde de yargılama sırasında 2015 yılı Ekim ayında işe girdiği ve 2016 yılı Eylül ayında ise işten çıkış yaptığı görülmektedir. Bu durumda davalı kadının iş güvencesi olan bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa elde ettiği gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, işten ayrılmış ise kendi isteğiyle mi yoksa zorunlu sebeplerden dolayı mı ayrıldığı hususlarının araştırılıp değerlendirilerek, gerçekleşecek sonucu uyarınca yoksulluk nafakası hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.04.2019 (Çrş.)