YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12373
KARAR NO : 2019/31683
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük; müsadere, … plakalı çekici ve … plakalı römorkun müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … ile katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine göre;
02/12/2012 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü … plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı … plakalı dorsenin durdurulması üzerine şoför olan sanık …’nun gönderici sanık … tarafından kaçak çaya ilişkin olarak kendisine verilen fatura ve belge fotokopilerini görevlilere ibraz ettiği, aşamalarda alınan savunmasında da bu fatura ve belgeler nedeniyle taşıdığı çayın kaçak olduğunu bilmediğini ifade etmesi karşısında; olay öncesine kadar diğer sanığı tanımayan sanık …’nun dava konusu eşyayı bilerek taşıdığına ilişkin savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı halde beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine göre;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyada sanığa atılı 02/02/2012 tarihli eylemine ilişkin iddianame düzenleme tarihinin ise 14/02/2013 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/299927 sırasında kayıtlı dosyada sanığa atılı suç tarihinin 03/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 24/01/2014 olduğu,
Yüksekova Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1012 E. 2019/154 K. sırasında kayıtlı dosyada sanığa atılı suç tarihinin 14/01/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 06/03/2012 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2018/10778 Esas numarasında kayıtlı Patnos Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/692 E. – 2016/169 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylemler ile ilgili olarak suç tarihlerinin 28/01/2012, 08/02/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 03/10/2012, 02/10/2012 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2018/9918 E. Numarasında kayıtlı Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/47 E. 2017/62 K. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen sanığa atılı 02/03/2012 tarihli eylemine ilişkin iddianame düzenleme tarihinin ise 24/05/2012 olduğu,
Sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 20.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.