Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/14464 E. 2013/15155 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14464
KARAR NO : 2013/15155
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 2012 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ait ödenmeyen kira bedelleri ile 2012 yılı Kasım ayına ait ödenmeyen kira bedelleri nedeniyle 28.09.2012 ve 03.12.2012 tarihlerinde iki haklı ihtar keşide ettiğini belirterek, taraflar arasında düzenlenen kira akdinin feshi ile iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece sözleşmede muacceliyet koşulu bulunduğu gibi ilk ihtara konu alacak ihtardan önce ödendiğinden koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.01.2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ihtarnamelere konu kira bedellerinin ihtarların tebliği tarihinden önce ödenip ödenmedikleri konusunda toplanmaktadır. Kiraya verene ait banka hesap ekstrelerinin incelemesinden dava tarihine kadar yapılan ödemelerin içeriğine ilişkin bir açıklama düşülmeden çeşitli tarihlerde kira paralarının kiracı tarafından yatırıldığı tespit edilmiştir. Banka aracılığıyla yapılan ödemelerin ait olduğu aylara ilişkin taraflar arasında ihtilaf vardır. Bu durumda davacının beyanlarına itibar edilerek ödemelerin ihtarnamelerden sonra yapıldığının kabulü gerekir. Ancak, kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346. maddesindeki bu yasal düzenlemenin
kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin hususi şartlar 18.maddesinde “aynı dönem içerisinde kira bedelinin iki ay arka arkaya ödenmemesi halinde ,ödenmeyen aydan itibaren kontrat süresi sonuna kadar olan kira bedelleri muacceliyet kesbeder..” koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı ve sözleşmedeki muacceliyet koşulunun geçerliğini koruyacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.