Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2009/6225 E. 2010/1648 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6225
KARAR NO : 2010/1648
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı

… ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair Ankara 11.Aile Mahkemesinden verilen 28.06.2007 gün ve 455/662 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı koca adına tescil edilen ve dava dilekçesinde gösterilen taşınmazlar ile araç yönünden mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında görülen boşanma davasının devam ettiği, evlilik birliğinin halen sürdüğü, davanın görülebilirlik koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 225/2. maddesi uyarınca; kabul ile sonuçlanması koşuluyla boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle eşler arasındaki mal rejimi sona erer. Başka anlatımla; açılan boşanma davasının kabul ile sonuçlanması mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın görülebilirlik koşuludur.
Somut olayda, taraflar arasında görülen Ankara 8. Aile Mahkemesinin 2007/414 Esas 2008/217 Karar sayılı boşanma davası 25.02.2008 tarihli boşanma kararı ile sonuçlanmış, süresi içinde temyiz edilmeyerek 16.5.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Her ne kadar; temyize konu eldeki davanın karar tarihi itibariyle anılan boşanma kararı henüz kesinleşmediği anlaşılmakta ise de; kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla boşanma davası kabul ile sonuçlanıp kesinleştiğinden usul ekonomisi kuralı gözetilerek açılan mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın görülebilirlik koşulunun gerçekleştiğinin kabulüyle iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanıp tartışılıp değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 13,10 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.