Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15818 E. 2012/22311 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15818
KARAR NO : 2012/22311
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşanma davasında müşterek çocuklar için hükmedilen 300’er TL iştirak nafakasının, davacının duyma ve konuşma engelli olup okuma ve yazması olmadığı, davalının boşanma davasında davacıyı yanılttığı, halen bu miktarda nafakaları ödeyecek ekonomik gücü olmadığı iddiasıyla ayrı ayrı 100’er TL’ye indirilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili duruşmada verdiği beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuklar İrem ve Sudenaz için takdir edilen aylık 300,00 er TL iştirak nafakasının 150,00 şer TL ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya arasında bulunan … Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan rapora bakıldığında 19.06.2009 tarihli olduğu, davacının %52 işitme, %35 konuşma engelli olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybının ise %69 olduğunun tespit edildiği, bu raporun 2022 sayılı yasa gereği özürlü kimliğinden yararlanabilmek için alındığı görülmektedir, yine Diyarbakır Askeri Hastanesinden alınan raporun 18.06.1998 tarihli olduğu, davacının ileri derecede işitme kaybı olduğu ve askerlik yapmaya elverişli olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, dava tarihinden sonra alınmış bir rapor bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK’nunda davalı veya davacı tarafın sağır ve dilsiz olmaları durumunda yargılama usulu hakkında bir hüküm bulunmamaktadır. (1086 sayılı HUMK’nunda da bulunmamaktadır) Medeni Kanun 1.maddesi gereğince ”Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir”. Buna göre kanundaki boşluğu doldurmak hakimin görevidir. Hakim bunu yaparken kanunun benzer maddeleri ya da yürürlükte bulunan diğer kanunlardan kıyas yoluyla faydalanabilir.
Örneğin; 6100 sayılı HMK’nın 263/2 maddesine göre ”Tanık, sağır ve dilsiz olup okuma ve yazmayı biliyorsa, sorular kendisine yazılı olarak bildirilir ve cevapları yazdırılır; okuma ve yazma bilmediği takdirde, hâkim, kendisini işaret dilinden anlayan bilirkişi yardımıyla dinler.” Yine Noterlik Kanununun 73.maddesine göre ”Noter ilgilinin sağır veya kör yahut dilsiz olduğunu anlarsa, işlem iki tanık huzuruyla yapılır.”O halde öncelikle mahkemece yapılacak iş, … Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan rapor da eklenerek davacı hakkinda yukarıdaki hükümlerden faydalananıp faydalanmayacağı konusunda Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor aldırmak, ardından sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Bu hususlar gözönünde bulundurulmadan yukarıdaki şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.