Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/5699 E. 2019/14547 K. 01.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5699
KARAR NO : 2019/14547
KARAR TARİHİ : 01.07.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 19.07.2008-30.06.2013 tarihleri arasında davalı şirkette muhasebeci olarak en son aylık net 1.250,00 TL. ücret ile haftada 6 gün 07.00/08.00-22.00 saatleri arasında ara dinlenme süresi kullanmaksızın çalıştığını, SGK’na prime esas kazanç bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yapıldığını, davacının işyerindeki diğer çalışanlar gibi yemek, seyahat, haberleşme v.b. giderlerinin davalı şirket tarafından karşılandığını, davalı işverenin davacıya onur kırıcı davranışlarda bulunduğunu, davacıyı aşağıladığını, davacının moralini ve çalışma disiplinini bozacak davranışlarda bulunduğunu, davacının bu nedenlerle taraflar arasındaki iş sözleşmesini 30.06.2013 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, ayrıca davacının fazla çalışma ücretleri, yıllık izinleri gibi hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı taleplerinin zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacının davalı şirkette 19.07.2008-30.06.2013 tarihleri arasında ücret bordrolarındaki ücretler ile çalıştığını ve istifa ederek işten ayrılması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacının davalı şirketteki görevinin fazla çalışma yapmasını gerektirecek nitelikte olmadığını, 09.00-17.30/18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi kullanarak çalıştığını, istisnaen fazla çalışma yapması durumunda hak ettiği ücretin ücret bordrolarında tahakkuku yapılarak davacıya ödendiğini ve davacının ücret bordrolarını çekince ileri sürmeksizin imzalayarak ödemeleri tahsil ettiğini, bu nedenle davacının fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığını, davacının davalı şirketteki çalışma süresinde hak ettiği izinlerini kullandığını, bu nedenle davacının izin ücreti ödenmesine ilişkin talebinin reddi gerektiğini, davacının davalı şirketi tüm alacaklarını alarak ibra ettiğini, davalı şirkette bayram tatillerinde ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, davacının da genel tatil günlerinde çalışma yapmadığını, davacının imzasını taşıyan belgelerden asgari geçim indirimlerinin ödendiğinin anlaşıldığını, ücret miktarının tespiti bakımından imzalı ücret bordrolarının kesin kanıt niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesiyle müvekkilinin davalı işyerinden “davalı işverenin davacıya onur kırıcı davranışlarda bulunması, davacıyı aşağılaması, davacının moralini ve çalışma disiplinini bozacak davranışlarda bulunması, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil haklarının ödenmemesi” gerekçeleriyle istifaen ayrıldığını iddia etmiş ise de; dosyada mevcut davacının istifa dilekçesinde “…Söz konusu çalışma sürem içinde doğan tüm kanuni ve akdi haklarımı aldım. İşyerinizden şahsi gerekçelerimle ve kendi istek ve rızamla herhangi bir baskı olmadan 30.06.2013 tarihinde ayrıldım…” açıklamasına yer verildiği görülmektedir.
Davacının istifa dilekçesinde haklı sebep göstermemiş olması ve işten üç çalışma arkadaşıyla birlikte aynı tarihte istifa dilekçesi vermek suretiyle ayrılıp kısa süre sonra 09.07.2013 tarihinde … Ltd. Şti. isimli başka bir işyerinde birlikte çalışmaya başlamış olmaları da dikkate alındığında, istifanın irade fesadı ya da haklı nedene dayandığı ispatlanamadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3-Mahkemece davacının 500,00 TL. yıllık izin ücreti talebi kısmen kabul edilerek 350,86 TL. yıllık izin ücretine hükmedilmiş ve 100,00 TL. miktarlı asgari geçim indirimi talebi reddedilmiş olup, karineye dayalı makul indirim (taktiri indirim) hariç reddedilen toplam tutar 249,14 TL.dir. Buna göre vekil ile temsil edilen davalı lehine 249,14 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 100,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01/07/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.