Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/6491 E. 2019/5972 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6491
KARAR NO : 2019/5972
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin kullandığı kredinin teminatı olarak davalıya hayat sigortası yaptırdığını, sigortalının vefatı üzerine mirasçılarının tazminat talebinde bulunduğunu, ancak davalının talebi reddettiğini ileri sürerek, 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 11.Hukuk Dairesi’nin 06/12/2013 tarih ve … Esas, 2013/22313 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının kabulü ile 50.000,00 TL tazminatın 25/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 31/01/2008 tarih, 2008/218 esas, 2008/155 karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, hayat sigortalısının vefatı nedeniyle mirasçılarının sigortadan tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar murisi olan sigortalının, ölüm belgesinde ölüm nedeni kalp hastalığı olarak kayıtlıdır. Sigortalı murisin ölümünün kendisinde mevcut kalp ve damar hastalıkları ile damar hastalığına yönelik yapılan ameliyat sonrası gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, ölüme neden olan damar hastalığının 1999 yılında tespit edildiği ve 2007 yılına kadar birkaç kez cerrahi ve medikal tedavi uygulandığı dosya kapsamında mevcut Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapordan anlaşılmaktadır.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1290. maddesi uyarınca sigorta ettiren kimse sözleşme yapılırken gerçeğe uygun beyanda bulunmaya mecburdur. Şayet, sigortalıya sorulduğu halde susması veya eksik yahut hakikate aykırı beyanlarda bulunması halinde sigortacı sözleşmeden cayabilir. Şu kadarki caymanın sigortacı tarafından hakikatin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde kullanılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davalı taraf, davacıların murisinde mevcut hastalıkların, sözleşmenin kurulması sırasında bildirilmesi halinde sigorta poliçesinin düzenlenmeyeceğini savunduğuna göre mahkemece gerekirse sigortacılık uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davalının bu savunmasının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen kabul kararı davalı yararına bozulmuş ve mahkemece, bozma ilamına uyulması sonucunda sigortacı bilirkişiden 28/05/2014 tarihli rapor alınmışsa da bu rapora göre değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yeniden ikinci bir rapor alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Uyulan bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi davalı tarafın, davacıların murisinde mevcut hastalıkların, sözleşmenin kurulması sırasında bildirilmesi halinde sigorta poliçesinin düzenlenmeyeceği savunmasını değerlendiren 28/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda; sigorta ettiren …’ın 24/04/2007 tarihinde imzalamış olduğu 24/04/2011 tarihinde sona erecek kredi ve hayat sigortası başvuru ve sağlık beyan formunda hastalıklarını belirtmediği dosya kapsamından anlaşıldığından sigortacının bu bildirmeme neticesinde cayma hakkını kullandığını, … mirasçılarının açtıkları tazminat davasının yerinde olmadığını
belirtmiştir. Mahkemece bu rapora göre değerlendirme yapıp karar verilmesi gerekirken sağlık beyan formu altındaki imzanın davacıların murisine ait olup olmadığı hususunda formun aslı dosyaya sunulmadığından inceleme yapılamadığının tartışılması ve yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.