Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2417 E. 2019/6155 K. 19.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2417
KARAR NO : 2019/6155
KARAR TARİHİ : 19.06.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın redddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.11.2018 tarihli ve 2016/16832 Esas, 2018/18692 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen 1118 ada 10 parselde bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün edinilmiş mal olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL katılma alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kişisel malın ikamesi olduğu, edinilmiş mal olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire’nin 15.11.2018 tarihli ve 2016/16832 Esas, 2018/18692 Karar sayılı ilamı ile ilamda yazılı nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. Davalı bu defa dilekçesinde açıkladığı sebeplerle kararın düzeltilmesini istemiştir.
Daire’nin 15.11.2018 tarihli ve 2016/16832 Esas, 2018/18692 Karar sayılı bozma ilamında, dava konusu taşınmazın edinme tarihindeki değerinin ilk alınan 04.02.2013 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna göre 45.504,00 TL olarak belirlendiği belirtilmiş ise de, mahkemece itiraz üzerine 01.04.2013 havale tarihli ek rapor alındığı, bu raporda dairenin 2006 yılı itibariyle fiyatının 2006 yılı yapı yaklaşık birim maliyeti ile 2012 yılı yapı yaklaşık birim maliyetlerinin artış yüzdeleri dikkate alınarak belirlendiği, ancak mülk bilirkişisi tarafından tekrar yapılan araştırma neticesinde söz konusu yerde bazı dairelerin 30.000-35.000 TL arasında bir fiyatla da satıldığının öğrenildiği, dairenin 2006 yılı fiyatının son olarak ulaşılan bilgiler neticesinde 30.000-35.000 TL arasında bir rakam belirlenebileceği bildirilmiş olup, bu durumda her iki rapor arasında fahiş fark ve çelişki bulunduğu göz önüne alınarak, mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden yeniden bilirkişi raporu alınması, dava konusu taşınmazın edinme tarihi itibariyle değerinin belirlenmesi, sonrasında davalının kooperatif hissesi satışından elde ettiği 29.408,00 TL ile dava konusu taşınmazın alım bedelinin tamamının karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, karşılanmadığının anlaşılması halinde alacak bakiye kısmın edinilmiş maldan karşılandığı kabul edilerek (TMK mad. 222) davacının alacak talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yerel Mahkeme hükmünün bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi verilmesi gerekirken ilamda yazılı nedenlerle bozulduğu anlaşıldığından davalının buna ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün açıklanan değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 Sayılı HUMK’un 442. maddesi gereğince, davalının karar düzeltme isteğinin yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile Daire’nin 15.11.2018 tarihli ve 2016/16832 Esas, 2018/18692 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2012/380 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca değişik gerekçe ile BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.