YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3235
KARAR NO : 2019/5712
KARAR TARİHİ : 27.05.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK’nın 257/1. maddesi yerine 257/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 tarihli ve 2008/149-163 E. K. sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK’nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu nazara alınarak; sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunmakta ise de atılı suçun 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile değişik CMK’nın 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan aynı Kanunun 231/6-a-b-c madde-fıkra-bentlerindeki objektif ve subjektif koşulların oluşup oluşmadığı karar yerinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, bu hususta bir değerlendirme yapılmadan hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına
kadar bu hak ve yetkinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
CMK’nın 226/1. maddesine aykırı biçimde ek savunma hakkı tanınmadan hakkında TCK’nın 257/2. maddesinin uygulanması suretiyle bu suçtan mahkumiyetine hükmolunan sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 27/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.