YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4180
KARAR NO : 2013/16133
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sözleşmenin iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların, mülkiyeti müvekkiline ait olan işyerinde 01.10.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduklarını, 01.10.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin davacının kardeşi …’a kira paralarının bankaya yatması için bankanın imza istediği beyan edilerek, gerçek dışı beyanla imzalatıldığını ileri sürerek 01.10.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin B.K 28.madde kapsamında iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 36. maddesinde ( Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 28. maddesi )”Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; İptali talep edilen 01.10.2008 başlangıç tarihli sözleşmede kiralayan olarak davacı … ile …’ın ismi yazılı olduğu halde sadece … tarafından imzalandığı görülmektedir. Davacı taraf, taşınmazın sahibi olduğunu, sözleşmeyi imzalayan kardeşi …’a vekalet vermediği ve kira sözleşmesini imzalamasını istemediğini ileri sürmekte ise de dosyada yer alan ve taraflar arasında tanzim edilen 01.10.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kiralayan Mükerrem Hiç ve …’ın, 01.10.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde ise iptali istenilen 01.10.2008 başlangıç tarihli sözleşmede olduğu gibi …’ın imzası bulunduğu, aynı zamanda kiracı tarafından kira bedellerinin elden …’a ödendiği anlaşılmaktadır. Aldatmanın varlığından ve aldatma ile sözleşmenin sakatlanmasından söz edebilmek için, aldatmanın sözleşmenin tarafları arasında yapılmış olması gerekir. Kira sözleşmesinde taraf olmayan davacının aldatma iddiasına dayanarak sözleşmenin iptalini istemesi mümkün değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.