Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/1995 E. 2019/8682 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1995
KARAR NO : 2019/8682
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ile katılan arasında alacak verecek meselesi nedeniyle husumet bulunduğu, olay tarihinde sanık ile katılanın petrol istasyonunda karşılaştıkları, katılanın, aracıyla hareket halinde olan sanığın önüne geçerek durdurduğu, daha sonra katılanın direksiyon başındaki sanığın yanına gitmek için yöneldiği esnada sanığın aracını tekrar hareket ettirerek katılanın yanından uzaklaştığı, bu sırada katılanın aracın sol dikiz aynasını tutmak suretiyle aracın ilerlemesine engel olmaya çalıştığı ve eliyle aracın tavanına vurduğu, ardından olay yerinden uzaklaşan sanığı kendi aracıyla takip eden katılanın ilçe merkezine geldiği, burada katılanın sanığın üzerine yürüyerek ona tokat attığı ve temin edilen doktor raporuna göre katılanın, sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanığın ise araçta bulunan 61 cm uzunluğundaki ağaç sopayı eline alarak korkutmak ve kendisinden uzaklaşmasını sağlamak amacıyla katılana gösterdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın silahla tehdit eyleminin kendisine karşı gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırıyı ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirip gerçekleştirmediği üzerinde durularak TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun tartışılmaması,
2-Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimse için verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim öngördüğü, bu oranlar arasındaki indirimin fiilin işleniş biçimine, sanığın hal ve davranışlarına, katılanın söylediği kabul edilen sözlerin ve eyleminin haksızlık içeriğinin niteliğine, adalet duygularına ve tüm dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan, TCK’nın 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/4 oranında indirim yapılması,
b-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.