YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11804
KARAR NO : 2013/10440
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk (Kadıköy 5. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 14.06.2012 tarih ve 2012/228-2012/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinde 17.02.2009 tarihinde, alışveriş merkezine ait çatıda yer alan yağmur gider borularının bakımlarının yapılmamış olması ve çürümesi nedeniyle meydana gelen su kaçağının sigortalı işyerine sirayet ederek hasara neden olduğunu, 3.300,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı müvekkilinin gerçek veya tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davaya konu zararın ortak yerlerdeki bina kusurundan kaynaklandığını, husumetin tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zararın binanın ortak alanından kaynaklandığı, davanın tüm kat maliklerine açılması gerekirken davalı yönetime açılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine, icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, davaya konu icra takibi davalı … aleyhine başlatılmıştır. Mahkemece, davalı … yöneticiliğinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı kabul edildiğine göre, icra takibinin de yöneticilik aleyhine yapıldığı gözönüne alınarak davanın mesmu bir icra takibi bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi ve bununla yetinilmesi gerekirken, davanın husumetten reddi ile takibin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.