YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12240
KARAR NO : 2014/12886
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması, tahliye ve tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının 6.300 TL asıl alacak yönünden kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine, asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlu vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir,
2-Davalı borçlu vekilinin itirazın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.07.2011 tarihli ve bir yıl müddetli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı 21.01.2014 tarihinde başlattığı icra takibinde 2013 yılı Eylül ayı ile 2014 yılı Ocak ayı arası muaccel kiralar ile 2014 yılı Şubat ve Haziran arası muacceliyet şartı gereği kira paraları olmak üzere toplam 16.800 TL asıl alacak, 118,99 TL işlemiş faiz, 630 TL gecikme cezasının tahsili isteminde bulunmuş, davalı borçlu süresinde yaptığı itirazında borcu olmadığını belirtmiş, mahkemece davalı borçlunun tacir olmadığı gözetilerek muacceliyet şartı gereği istenen kiralar reddedilmiş, davalı tarafından yapılan iki aylık kira ödemesi düşüldükten sonra 6.300 TL asıl alacak üzerinden itirazın kaldırılması ve takibin devamına karar verilmiştir. TBK 120. maddesinde ” Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur ” düzenlemesi bulunmakta yine sözleşmenin 20. maddesinde ” Kiracı kontrat tarihinden itibaren en geç beş gün içinde kirayı ödemekle yükümlüdür. Zamanında ödemediği taktirde %10 gecikme cezası ödemeyi kabul ve taahhüt eder ” hükmü bulunmaktadır. Ne var ki gecikme cezası niteliği itibarıyla temerrüt faizi hükmünde bulunduğundan TBK’nun 120. maddesi de gözetilerek tek kalem halinde işlemiş faiz belirlenmesi gerekirken davacı alacaklının geçmiş gün faizi ve gecikme cezasına ilişkin taleplerinin tümden kabulü doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.