YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2938
KARAR NO : 2019/8796
KARAR TARİHİ : 14.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1) 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması neticesinde tek bir ceza verileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamına göre sanığın mağdurlar … ve ….’e yönelik aynı olay bütünlüğü içerisinde gerçekleştirdiği tehdit eyleminin bu kapsamda değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddesi gereğince verilecek cezanın, aynı Kanun’un 43/2. maddesi yollamasıyla anılan maddenin 1. fıkrasına göre artırılarak belirlenmesi yerine, silahla tehdit suçundan iki kez hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
2) Mağdur …’nın soruşturma aşamasında verdiği ve kovuşturma aşamasında tekrar ettiği beyanında, sanığın silah kabzasıyla vurduğuna ilişkin beyanı, bu beyanı destekler nitelikte olayın görgü tanığı da olduğu anlaşılan müşteki ….’nin beyanı ve adli muayene raporu ile sabit olmasına rağmen ve gerekçede de sanığın mağdur …’ya silah kabzasıyla vurduğu kabul edilmesine rağmen, sanığın silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyeti yerine, yerinde olmayan gerekçe ile şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
3) Mağdur …’nın olayın hemen ardından alınan beyanında, sanıktan kaçarak olayın gerçekleştiği yerde yaşamaya başladığı, sanığın gece sayılan zaman dilimi olan 00:00 sıralarında ikametine geldiği, zile bastığı, “kim o” diye sorması üzerine sanığı sesinden tanıması nedeniyle kapıyı açmayacağını, gitmesini istemesine rağmen sanığın kapıyı tekmelemeye başladığı, kapıyı açmazsa kapıyı kıracağını söylediği, komşuların rahatsız olmaması için kapıyı açtığı, sanığın kapıyı açar açmaz boğazına sarıldığı ve girişte bulunan holden oturma odasına kadar yerde sürüklediği şeklindeki beyanı, bu beyanı destekler nitelikte olayın görgü tanığı da olduğu anlaşılan müşteki Melike’nin beyanı evin dış giriş holü, iç giriş holü ve oturma odasının dağınık olduğunu belirtilen olay yeri görgü ve tespit tutanağı karşısında, TCK’nın 116/4. maddesine düzenlenen nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
4) Silahla tehdit suçu yönünden kurulan hükümde, TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler ve anılan Kanun’un 53/1. maddesinde sayılan diğer hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
5) Silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savsısı ile sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.