YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2260
KARAR NO : 2019/31745
KARAR TARİHİ : 21.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Dava konusu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Yasa kapsamında kalacağı, buna göre sanığın Akçakale Gümrük Sahasında gümrük görevlileri tarafından yapılan kontrolde davaya konu akaryakıtın ele geçirilmesi ve sanığın da aşamalardaki savunmalarında kaçak mazotu yurt dışından getirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığa atılı eylemin 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, 5015 sayılı Yasanın ek 5/1 maddesinden mahkumiyet hükmü tesis edilmesi,
2.5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan ve KEMT varakası talimat evrakına eklenmeksizin talimat yoluyla alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa talimat evrakına KEMT varakası eklenmek suretiyle davaya konu eşyanın cif değerine göre, Gümrük İdaresince tespit edilen eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluşan gümrük vergilerinin kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nun 231/9. maddesi hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken “kamu zararının giderilmediği” şeklindeki hatalı ve başka gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında verilen ve ertelenen uzun süreli hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK’nun 53/1. maddesinin (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun altsoyu dışında kalan kişiler bakımından infaz tamamlanıncaya kadar uygulanmasına, altsoyu bakımından ise uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Suçta kullanılan 63 PA 285 plakalı nakil aracının iddianame ile müsaderesi talep edilmediği gibi malen sorumlu …’e ait olması, kayıt malikinin araçta kaçak eşya taşınacağından haberinin olmadığını, sanığın araçta şoför olarak çalıştığını beyan etmesi ve suçun işlendiğinden haberdar olduğuna dair delil elde edilememesi karşısında, TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca iyi niyetli 3. kişilere ait eşyanın müsadere edilemeyeceği gözetilmeden nakil aracının sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.