Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/5700 E. 2019/14539 K. 01.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5700
KARAR NO : 2019/14539
KARAR TARİHİ : 01.07.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı işçinin davalı işverene ait işyerinde Eylül 2008 tarihinden Temmuz 2013 tarihine kadar yazılım destek personeli olarak çalıştığını ve haklı bir neden olmadan işten çıkartıldığını, net 1.919,10 TL aylık ücret aldığını, haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, son iki yıllık dönemde ise saat 08.00’den ertesi gün sabaha kadar bir tam gün çalıştığını, takip eden günde ise dinlendiğini, hafta tatillerinde çalıştığında da bir tam gün çalıştırıldığını, toplam 24 gün yıllık ücretli izin kullandığını, milli ve dini bayram günlerinin bir kısmında da çalıştığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacı işçinin Sağlık Bakanlığı’na bağlı … Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki işyerinde 20.10.2008-04.03.2010 tarihleri arasındaki dönemde çalıştığını, bu çalışmasının iş sözleşmesini kendisinin feshetmesi nedeniyle sona erdiğini, davacı işçinin daha sonra 18.05.2010-31.07.2010, 01.08.2012-31.12.2012, 01.01.2013-30.06.2013 ve 01.07.2013-31.07.2013 tarihleri arasındaki dönemlerde davalı işverene ait işyerinde çalıştığını, davacı işçinin halen aynı hastanede ancak farklı bir işveren bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, hastane ile davalı işveren arasındaki asıl işveren- alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu ve bu nedenle de davacı işçinin en baştan itibaren Sağlık Bakanlığı’nın bir çalışanı olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde, davalı işyerinde son iki yıla kadar haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arası çalıştığını, son iki yıl ise sabah saat 08.00 de iş başı yaparak ertesi sabaha kadar bir tam gün çalıştığını ve takip eden günde dinlendiğini iddia ederek fazla mesai ücreti talebinde bulunmuştur.
Bilirkişi tarafından davacının son iki yıla kadar haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arası çalıştığı ve günlük 1 saat ara dinlenmesi kullandığı, son iki yıl boyunca ise 24 saat çalışma 24 saat dinlenme şeklinde çalışarak günlük 2 saat ara dinlenmesi kullandığı, böylece son iki yıla kadar haftalık fiili çalışma süresinin 54 saat olduğu ve 9 saat fazla mesai yaptığı, son iki yılda ise haftalık fiili çalışma süresinin 88 saat olduğu ve 43 saat fazla mesai yaptığı belirlemesi yapılıp buna göre fazla mesai talebi hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece davacının son iki yıl için 24 saat çalışıp 24 saat dinlendiği ve bu sisteme göre 2 saatlik ara dinlenme süresi ile haftalık 43 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de, 24 saatlik çalışma süresinde ara dinlenme süresinin ne kadar olduğu ve davacıya yatma imkanı sağlanıp sağlanmadığı araştırılmamıştır.
Bu nedenle tanıklar yeniden dinlenerek davacının çalışma şekli sorulmalı, ara dinlenme süresinin ne kadar olduğu ve davacıya yatma imkanı sağlanıp sağlanmadığı hususu ise hem taraflardan hem de tanıklardan sorularak, 24 saatlik çalışmada yatma imkanı olduğunun belirlenmesi halinde 10 saatlik ara dinlenme süresi, yatma imkanı olmadığı takdirde ise 4 saatlik ara dinlenme süresi kabul edilerek davacı alacağı belirlenmelidir.
Eksik inceleme ve araştırmayla sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Davacının ulusal bayram genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı genel tatillerin bir kısmında çalıştığını iddia etmiş, tanıklar nöbet denk geldiğinde genel tatillerde çalıştıklarını açıklamış, mahkemece ise tüm genel tatillerde çalışma kabul edilen bilirkişi raporuna itibarla karar verilmiştir.
Öncelikle davacıya soyut olan talebi açıklatılmalı, nöbet usulü sorulmalı ve tanıklar da bu konuda yeniden dinlenerek sonuca gidilmelidir.
Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.
4-Davanın açıkça kısmi dava olarak açılmasına karşın mahkemece belirsiz alacak davasının bir türü olan kısmi eda külli tespit talepli olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesi ve bu bağlamda ıslaha karşı yapılan zamanaşımı def’ine değer verilmemesi hatalıdır.
Mahkemece kısmi davada ıslaha karşı yapılan zamanaşımı def’i değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01/07/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.