YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10679
KARAR NO : 2019/6959
KARAR TARİHİ : 04.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Aynı Kişi Olduğunun Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili …’ın, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1975/34 Esas, 1975/225 Karar sayılı ve … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1986/109 Esas, 1986/61 Karar sayılı ilamları ile diğer mirasçılarla birlikte önce babası muris …’dan daha sonra da büyük babası Hüseyin Yazıcı ve babannesi …’dan mirasçı olduğunun tespit edildiğini, ancak kök muris …’nın çocuklarından …, … ve …’nın anne adlarının kayıtlara ‘…’ olarak geçtiğini, bu kişilerin kardeşi olup davalıların annesi olan …’nin anne adının ‘…’ olarak kaldığını, davalı tarafça bu kayıtlara istinaden sadece kendilerinin … mirasçıları olduğunu gösteren Alaplı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/72 Esas, 2010/64 Karar sayılı veraset ilamını alarak intikal işlemlerinin bu verasete göre yaptırdıklarını, intikallerin iptali için açtıkları 2011/496 Esas sayılı derdest davada muris …’nın hasımlı veraset davasını açmak üzere tarafına yetki verildiğini bildirerek, müvekkili …’ın nüfus kaydında babaannesinin ismi olarak görünen …’nin … ile aynı şahıs olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece: davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar, Yargıtay 18. Hukuk Dairesince, Nüfus Müdürlüğünün katılımı olmadan sadece tanık beyanlarına dayalı karar verilmesi nedeniyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, …’ya ait mezardan alınan numunelerin Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, numune alma kabından toprak çıktığı kemik numunesi bulunmadığından incelemeye alınmadığı bildirildiğinden, toplanan diğer delillere göre davanın kabulüne karar verilmiş, karar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36-(1)/c maddesinde düzenlenin tespit istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtları ile ilgili davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda Mahkemece salt taraflar ve tanık beyanları ve mevcut kayıtlar ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak … kızı … … ile iddiaya göre bu kişinin anne bir kızkardeşi olduğu bildirilen …’dan alınacak örnekler ile bu kişilerin aynı annenin çocukları olup olmadığı konusunda DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.