Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/13102 E. 2019/32085 K. 28.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/13102
KARAR NO : 2019/32085
KARAR TARİHİ : 28.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların eylemlerinin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin kamu davasına katılmasına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceğinden Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) TAPDK vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1) Sürat Kargo aktarma merkezinde koliler içerisinde gümrük kaçağı bulunduğu şeklindeki telefon ihbarı üzerine Cumhuriyet Savcısından alınan yazılı arama emri ile anılan kargo firmasının Diyarbakır aktarma merkezinde yapılan aramada kargoya ait 011933 numaralı taşıma irsaliyesine göre göndericisi … Ayakkabıcılık, …, tel: …, alıcısı; …, … Mah. …, tel: … gözüken gönderide ele geçen 62 karton kaçak sigaraya ilişkin olarak Sürat Kargo Kızıltepe şubesinde görevli kargoyu teslim alan sanık … ve gönderici olduğundan bahisle sanık … ve alıcı olduğundan bahisle sanık … hakkında kamu davası açılmış olup, sanık …’in aşamalardaki savunmasında; sanık …’in kargosu olduğunu söyleyerek personel istemesi üzerine adı geçenin iş yerine giderek gönderiyi teslim aldığını, …’in sürekli müşterilerinden olup kargo ile ayakkabı gönderiyor olması ve yoğunluk sebebiyle detaylı kontrol yapmadığını, olayla bağlantısının olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği, sanık …’ın aşamalardaki savunmasında; kargonun alıcısı gözüken sanık …’ı tanımadığını, Sürat Kargo ile anlaşmasının bulunduğunu ancak kaçak sigaraları gönderenin kendisi olmadığını, kendisine ait bilgilerin kullanılmış olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği ve kolluk ifadesinde iletişim numarası olarak … no’lu gsm numarasını bildirdiği, sanık …’ın aşamalardaki savunmasında; sanık …’ı tanımadığını, kimseden kaçak sigara sipariş etmediğini, … no’lu hattın adına kayıtlı olmakla birlikte bir süredir bu hattı kullanmadığını belirtmesi karşısında; dava konusu gönderiye ilişkin kargoya ait … numaralı taşıma irsaliyesinin dosyada bulunmadığı nazara alınarak bir örneğinin dosyaya celbinin sağlanması, ilgili kargo şubesinde teşhise imkan verecek kamera kayıtlarının olup olmadığının araştırılması ve gerekirse kargo paketine ait belgeler üzerinde gönderen kişiye ait imza bulunması halinde, bu belgeler dosyaya celbedilerek sanıklar … ve …’dan tatbik imza örnekleri alınıp ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında imzaladıkları belgelerin olması halinde bunlar da celp edilerek imza mukayesesi yaptırıldıktan, kargo gönderim tarihi ve yakın tarihlere ilişkin sanıklar … ve …’ın kullanımında bulunan yukarıda belirtilen GSM hatları ile sanık …’ın kullanımında bulunan 0542 549 40 80 no’lu GSM hattına ait hts kayıtları dosyaya celbedilip incelendikten sonra 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Uyap kayıtlarında yapılan incelemede; sanık … hakkında aynı aramada bir diğer gönderide ele geçen kaçak sigaralara ilişkin olarak açılan Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/549 Esas, 2015/399 Karar sayılı dava dosyasının Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 2019/29247 Esas sırasında kayıtlı bulunduğu anlaşılmakla, sanık …’ın anılan dosyadaki eylemi ile temyiz incelemesine konu dava dosyasındaki eyleminin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek; suçun sübutu halinde suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin tek suç niteliğinde olup olmadığı veya 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
3. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı olup, katılan TAPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarlarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.