Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/10213 E. 2013/14091 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10213
KARAR NO : 2013/14091
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı halde adı geçen davalı tarafından düzenlenen icra takibine konu bononun davalı …’ne verildiğini, vade tarihindeki 2008 rakamındaki “8” rakamının değiştirilerek “9” yapıldığını, bono üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bonoda miktar hanesinde “on beş beş yüz TL” olarak yazıldığını, müvekkilinin rızası dışında sahte olarak düzenlenen bu bono nedeniyle borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin dava konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, hak düşürücü süresi içinde açılmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki itirazının Erzurum 2. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davada imzanın davacının eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmakla reddedildiğini, müvekkiline ciro yolu ile geçen bu bono nedeniyle davacının şahsi def’ilerini müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini iddia ederek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı …’a dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edildiği halde davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takip konusu senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, senetteki vade tarihinde yıl hanesinde tahrifat yapıldığı ve senetteki imzanın davacı eli ürünü olmadığı iddiasıyla İİK’nın 72. maddesi gereği açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında 20.09.2012 tarihli celsede İstanbul ATK Fizik Grafoloji Dairesinden rapor alınması yönünden ara karar oluşturulmuş ise de bu ara kararından dönülmesine ilişkin yeni bir ara karar verilmeden bir sonraki celse olan 29.11.2012 tarihli celsede Polis Kriminal Laboratuvarından bu hususta rapor alınmasına karar verilmiş ve Grafoloji Uzmanı … isimli bilirkişiden 18.01.2013 tarihli rapor alınarak hüküm kurulmuştur. Davacı vekili 14.02.2013 tarihli dilekçesi ile bu rapora gerekçelerini de belirterek itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi yönünden yeniden imza incelemesi yaptırılması ve ayrıca davacı tarafın senedin vade tarihindeki tahrifat iddiası üzerinde durulup deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.