YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2671
KARAR NO : 2019/10187
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
Silahla tehdit suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 29, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 6 ay denetime tabi tutulmasına dair Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2014 tarihli ve 2013/352 esas, 2014/438 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19/03/2019 gün ve 94660652-105-46-6117-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2019 gün ve 2019/31490 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Sanığın erteleme süresinde işlemiş olduğu bir başka suç sebebiyle cezasının aynen infazına dair Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/447 esas, 2017/54 sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2017/275 değişik iş sayılı kararının, Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2014 tarihli ve 2013/352 esas, 2014/438 sayılı kararının bozulması hâlinde, infaz kabiliyeti olmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
1-Suçun işlendiği 07/06/2013 tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında silahla tehdit suçundan belirlenen 6 ay 10 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde;
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 29 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 8 ay hapis cezası üzerinden anılan Kanun’un 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılırken, 6 ay 20 gün hapis cezası yerine 6 ay 10 gün hapis cezası tayin edilerek eksik ceza verilmesinde;
isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Silahla tehdit suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 29, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 6 ay denetime tabi tutulmasına dair Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2014 tarihli ve 2013/352 esas, 2014/438 sayılı kararının, suçun işlendiği 07/06/2013 tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında silahla tehdit suçundan belirlenen 6 ay 10 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 29 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 8 ay hapis cezası üzerinden anılan Kanun’un 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılırken, 6 ay 20 gün hapis cezası yerine 6 ay 10 gün hapis cezası tayin edilerek eksik ceza verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Silahla tehdit suçundan hükmolunan 6 ay 10 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesinin gerekip gerekmediğinin ve netice cezanın doğru hesaplanıp hesaplanmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50. maddesinin 1. fıkrasında; ” Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.”
2. fıkrasında; “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.”
3. fıkrasında ise; “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk … hakkında silahla tehdit ve yaralama suçlarından kamu davasının açıldığı, yargılama neticesinde Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2014 tarihli ve 2013/352 esas, 2014/438 sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk …’in, TCK’nın 106/2-a, 29, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 6 ay denetime tabi tutulmasına karar verildiği, yaralama suçundan ise kesin nitelikte adli para cezasına hükmolunduğu, hükümlerin suça sürüklenen çocuk müdafiinin huzurunda verildiği, silahla tehdit suçundan kurulan hükümde suça sürüklenen çocuk hakkında 8 ay hapis cezası üzerinden TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılırken cezanın, 6 ay 20 gün hapis cezası yerine 6 ay 10 gün hapis cezası olarak eksik belirlendiği, silahla tehdit suçundan kurulan hükmün kanun yoluna konu edilmeksizin 27/11/2014 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun 01/02/2016 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği ve 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum olduğu, Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/447 esas, 2017/54 sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle silahlı tehdit suçundan hükmolunan ve ertelenmesine karar verilen 6 ay 10 gün hapis cezasının infazına karar verildiği, anılan karara suça sürüklenen çocuk tarafından yapılan itirazın mercii Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2017/275 değişik iş sayılı kararıyla reddedildiği, suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın yer aldığı, anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Suça sürüklenen çocuğun erteleme süresinde işlemiş olduğu bir başka suç sebebiyle cezasının aynen infazına dair Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/447 esas, 2017/54 sayılı kararı ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli ve 2017/275 değişik iş sayılı kararının, Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2014 tarihli ve 2013/352 esas, 2014/438 sayılı kararının bozulması hâlinde, hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk …’in suç tarihinden önce hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmaması karşısında; silahlı tehdit suçundan hükmolunan 6 ay 10 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi ve hükümde suça sürüklenen çocuk hakkında 8 ay hapis cezası üzerinden TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılırken cezanın, 6 ay 20 gün hapis cezası yerine 6 ay 10 gün hapis cezası olarak eksik belirlenmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1)Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan bozma nedenleri yerinde görüldüğünden, silahla tehdit suçundan kurulan, Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2014 tarihli ve 2013/352 esas, 2014/438 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Karardaki hukuka aykırılık suça sürüklenen çocuğa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, dosyadaki belge ve bilgiler ile suça sürüklenen çocuğun kişisel, sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca,
a)Hapis cezasının ertelenmesine ilişkin fıkranın hükümden çıkarılmasına,
b)Hükmün üçüncü fıkrasındaki “6 ay 10 gün” ibaresinin “6 ay 20 gün” şeklinde düzeltilmesine,
c)Hükme; üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere,
“4)Suça sürüklenen çocuğa silahlı tehdit suçundan TCK’nın 106/2. maddesinin a bendi uyarınca verilen 6 ay 20 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3, 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince, 200 tam gün karşılığı günlüğü takdiren 20 Türk lirasından paraya çevrilerek, suça sürüklenen çocuğun 4.000,00 Türk lirası adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA,
5)Hatalı cezanın belirlendiği hükmün, suça sürüklenen çocuk aleyhine kanun yoluna konu edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinde düzenlenen aleyhte düzeltme yasağı uyarınca sonuç adli para cezasının, eksik ceza üzerinden hesaplanan 3.800,00 Türk lirası adli para cezası olarak belirlenmesine,
6)Adli para cezasının miktarı ve suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu nazara alındığında, hükmolunan adli para cezasının, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca birer aylık arayla 24 eşit taksitte tahsiline,
7)Taksitlerden birinin ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğine,”
fıkralarının eklenmesine, diğer fıkraların buna göre teselsül ettirilmesine,
3)İnfazın bu hüküm üzerinden yapılmasına, bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 29/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.