YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10104
KARAR NO : 2013/13371
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı banka aleyhine karşılıksız çıkan çekler nedeniyle sorumlu olduğu miktarın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, oysa ki muhatap bankanın süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde sorumlu olduğu bedeli ödemesi gerektiğini belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takip konusu çeklerin 6 adedinin müvekkili bankanın … şubesine, diğer 6 adedinin ise … Şubesine ibraz edildiğini, hesapta bakiye bulunmaması nedeniyle hamilin talebi üzerine karşılıksız kaşesi basıldığını, dava konusu çeklerin 3167 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğunu, davacının yetkili hamil olmaması nedeniyle müvekkili bankadan çek sorumluluk tutarını talep etme yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacının 3167 sayılı yasa uyarınca çek asıllarını muhatap bankanın iki ayrı şubesine ibraz ederek banka sorumluluk miktarlarını talep ettiği, anılan yasa hükümleri uyarınca asgari sorumluluk miktarlarının muhatap bankaca ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak likit bulunduğundan %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5941 sayılı Çek Kanununun geçici 1/3. maddesi uyarınca; “bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.”
Dava konusu edilen çek yapraklarının eski çek defterleriyle ilgili olduğu davalı banka tarafından açıklanmış, davacı taraf da buna karşı çıkmamıştır. 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 4/3. maddesinde; “çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün, 10. maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10. maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi; Cumhuriyet savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, Mahkeme veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği” hükme bağlanmıştır.
Bu durumda mahkemece açıklanan hususlar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, çek asıllarının bankada bırakılmayıp geri alınması halinde ise bu yükümlülüğün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (YHGK. 02/06/2010 T., 2010/19-251 E., 2010/301 K. sayılı kararı)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.