Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/7109 E. 2019/2377 K. 02.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7109
KARAR NO : 2019/2377
KARAR TARİHİ : 02.04.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, … İlçesi Küçükkumla Köyü çalışma alanında bulunan ve … sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın 674,99 metrekarelik bölümü hakkında, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 11.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.050,00 metrekarelik bölümün davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … Başkalığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK’nın 713/1 ve 3402 sayılı … Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli değildir. Mahkemece, taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni sorulmadığı gibi, çekişmeli taşınmaz bölümünde davacı yararına imar-ihya nedeniyle kazanım koşularının oluşup oluşmadığı da yöntemince araştırılmamıştır. Bu bağlamda taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşlarını, aşılı olup olmadıklarını ve aşılı iseler aşı yaşlarını belirtilmeyen tek kişilik ve yetersiz ziraatçı bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve yapılan keşifte mahalli bilirkişi dinlenilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni ilgili yerlerden sorulmak suretiyle belirlenmeli, sonrasında mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve … fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşlarını, aşılı olup olmadıklarını ve aşılı ise aşı yaşlarını, taşınmaz imar-ihyaya konu edilmişse, imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine ise keşfi takibe imkan verir denetime elverişli rapor düzenlettirilmeli; bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmeli ve varılan sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, davacı tescilini talep ettiği taşınmaz bölümünü dava dilekçesinde sınırlandırarak 674,99 metrekarelik kısmın adına tescili talebinde bulunmasına ve dava dilekçesine eklediği 20.03.2012 tarihli zilyetlik sözleşmesi ile de bu hususu belgelendirmiş olmasına rağmen, mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde 1.050,00 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş olması dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden …’na iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.