YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4277
KARAR NO : 2019/11976
KARAR TARİHİ : 23.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davacının çalışması devam ederken yaptığı araştırma sonucunda sigorta primlerinin eksik ödendiğini öğrendiğini, durumun telafisini ve geçmiş dönem işçilik alacaklarının ödenmesini davalıdan istediğini, sözlü olarak reddedilince ihtar çektiğini, davalının reddettiğini, davalının davacıdan ibraname ve belgeleri imzalamasını istediğini, davacının imzalamaması üzerine bundan sonra işe gelmemesinin ve iş aktinin feshedildiğinin davacıya söylendiğini, davacı ile birlikte davalıda 5 pompacı olduğunu, davacının ay içinde ilk 15 gün 07:30-15:00, son 15 gün 15:00-21:00 saatleri arasında çalıştığını, izne çıkanların yerine davacı ve diğer çalışanların çalıştıklarını, bu fazla mesailerin de ödenmediğini, haftada 1 gün izin yaptığını ama 5 haftada 1 gece 21:00-07:30 arasında aralıksız haftada 7 gün çalıştığını, çalışanlardan biri yıllık izin kullandığında diğer 4 pompacının hafta tatili kullanmadan çalıştığını, bunun da 3 aylık bir dönemi kapsadığını, ücretin bir kısmının bankadan, bir kısmının elden ödendiğini, işlerin yoğunluğu nedeni ile davacıya yıllık izin kullandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı vasıfsız personel olduğundan asgari ücret aldığını, tüm sektörde pompacıların asgari ücret aldıklarını, davacının 2012 yılı 7. ayında Belediye’de iş bulduğunu belirterek davalıya müracaat ettiğini, davalının 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca ihbar süresi konusunda davacıya anlayış göstereceğini belirttiğini, ama davacının ısrarla kıdem tazminatı istediğini, talebi kabul edilmez ise diğer pompacılar ile birlikte işi toplu bırakacaklarını şikayette bulunacaklarını dediğini, ihtar çektiğini, ihtarnamenin yersiz olduğu hakkında davalının cevabi ihtar çektiğini, haksız talepleri yerine getirilmediğinden davacı ve arkadaşlarının işe gelmediğini, tutanak tuttulduğunu, Noter ihtarı ile savunmasının istendiğini, ama bu arada davacının davalı tarafından iş aktinin feshedildiğini ileri süren ihtarının davalıya ulaştığını, davacının işe davet edilmesine rağmen davalı feshi varmış gibi davalı tarafından feshedilmemesine rağmen işe gelmediğini, iş aktinin davacı tarafından haksız feshedildiğini, davacı ve arkadaşlarının girdikleri yeni işlerde de asgari ücret aldıklarını, davalıda her zaman 5 ten fazla pompacı çalıştığını, 3. vardiya olup -gece vardiyası- hariç diğer vardiyalarda 2 şer personel çalıştığını, vardiya sistemine göre eksik çalışılan süreler için telafi çalışması uygulamasının davalıda bulunduğunu, davacının haftada 40,8 saat çalışıp haftada 1 gün izin yaptığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/32070 Esas sayılı bozma ilamına uyulduğu, hizmet süresi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının dosyada mevcut … kayıtları ve işe giriş-çıkış bildirgeleri hep birlikte nazara alındığında 16/10/2000-31/07/2012 tarihleri arasında 12 yıl 1 ay 15 gün hizmet süresinin bulunduğu kabul edildiği, ücretin miktarı ve ekleri gibi konularında ispat yükü davacı işçide olup, davacının dosyada mevcut iddia, savunma, bordro ve tanık beyanları nazara alındığında 1.327,00 TL. brüt ücretinin bulunduğu mahkememizce kabul edildiği, kıdem, ihbar tazminatı ve iş akdinin feshi yönünden yapılan değerlendirmede: İş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfeti davalı işverenlikte olup, davacı sigorta primlerinin eksik ödendiğini, bazı işçilik alacaklarının eksik ödendiğini iddia ederek davalı şirkete ihtarname tebliğ ettiği, davalı şirket tarafından da davacı hakkında devamsızlık tutanakları düzenlenmiş ise de, bu tutanakların davacı işçinin iş sözleşmesinin feshedildiğini işverene bildirdiği tarihten sonra düzenlendiği ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat yükü üzerinde olan işverenlikçe bu hususun ispat edilemediği anlaşıldığından davacının kıdem tazminatını hak ettiği kabul edildiği, her ne kadar davacı tarafça ihbar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiğinin ortada olduğu, yine davacının tanık olarak dinlendiği Mahkeme’nin 2012/146 Esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde “Alacaklarımı vermemeleri nedeni ile işten çıktım.” şeklindeki beyanı da nazara alınarak davacının haklı dahi olsa iş akdini kendisi feshettiği için ihbar tazminatı hakkının doğmayacağı anlaşıldığından mahkememizce ihbar tazminatı davasının reddine karar verildiği, her ne kadar dosya içerisinde davalı işverenlikçe sunulan bazı bordrolarda yıllık iznine dair kayıt bulunuyor ise de, bu bordrolarda davacının imzasının bulunmadığı, Mahkemece yıllık izin kaydı bulunan bordrolar tespit edilmiş ve yine davacı isticvap edilerek yıllık izin formları sorulmuş davacı beyanında, izin formlarına imza atarak izin kullandığını ancak ne kadar izin kullandığına dair herhangi bir beyanda bulunamadığı ancak çoğunlukla izinlerini kullandığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş ise de, yine davacının 2012/146 Esas sayılı dosyasında tanık olarak alınan beyanında davacının sadece son 4 yıl için yıllık izinlerini kullanmadığını beyan ettiği, mahkememizce davacının izinlerinin çoğunu kullandığına dair beyanları da nazara alındığında değerlendirme yapılarak 69 gün yıllık izninin bulunduğu kabul edildiği, dosyada mevcut tanık anlatımları, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda fazla çalışmasının ve hafta tatili çalışmasının bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılmış, buna göre davacının fazla mesai yaptığı dönemde izinli veya raporlu olduğu herhangi bir gün tespit edilemediğinden davacının 5 haftada 1 kere yaptığı fazla … şeklinde göre fazla … ve hafta tatili alacağı hesabı yapıldığı, bu çalışmaların ispatı tanık anlatımlarına dayanmakta olup, alınan tüm tanık beyanlarında her zaman aynı şekilde … yapıldığının anlaşılması karşısında mahkememizce hakkaniyet indirimi yapılmadığı, her ne kadar davacı ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinde bulunmuş ise de, bordrolar ve banka ödeme listesinde bu çalışmaya ilişkin ücret tahakkuklarının yer aldığı ve bordroların itirazi kayıt konulmadan imzalanmış olduğu dikkate alındığında davacının bu alacak talebinin haklı olmadığı anlaşıldığından bu talep yönünden davanın reddine karar verildiği gerekçesi ile ihbar tazminatı ve ulusal bayram genel tatil ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 2015/32070 Esas sayılı bozma ilamında yıllık izin ücreti alacağının bulunup bulunmadığının ve var ise miktarının tespitinde izlenmesi gereken yol açıklanmıştır.
Davacı asıl bozma sonrasında duruşmada dinlenmekle birlikte bozma ilamında belirtildiği şekilde bordrolar kendisine tek tek gösterilerek bu bordrolardaki yıllık izinleri kullanıp kullanmadığı kendisine açıklatılmamıştır.
Mahkeme tarafından yıllık izin kaydı olan bordrolar tek tek tespit edilmelidir.
Davacı asıl duruşmaya isticvap edilmelidir.
Davacı asıla bordrolarda görünen yıllık izin ücretlerini kullanıp kullanmadığı her bir bordro için tek tek sorularak cevabı alınmalıdır.
Bordrolardaki yıllık izin ücreti tahakkuklarının davacıya ödenmiş olması, … sırasında yıllık izin ücretinin ödenmesi yıllık izin kullandırma borcunu ortadan kaldırmadığı için yıllık izin ücreti alacağını ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle davacı asıldan bordrolardaki yıllık izin ücretlerini alıp almadığı değil, bordrolarda gösterilen yıllık izinleri kullanıp kullanmadığı sorulmalıdır.
Açıklananlar, Dairemizin 2015/32070 Esas sayılı bozma ilamında belirtilen diğer hususlara uygun şekilde yerine getirilmelidir.
Bu şekilde 2015/32070 Esas sayılı bozma ilamında yıllık ücretli izne dair bozma nedenlerinin gereği yerine getirilmelidir. 2/3 şeklinde nerden bulunduğu anlaşılamayan, davacının duruşmadaki yıllık izinleri çoğunlukla kullandığı yönündeki beyanından hareketle bilirkişi raporunda takdiren kabul edilen orana göre yıllık izin ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Mahkeme varsayıma göre karar veremez.
3-Yargılama giderleri bakımından;
Bozma sonrasında alınan bilirkişi raporu ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmediği, hakkında hüküm kurulmadığı intibaı doğmaktadır.
Yeniden kurulacak hükümde hangi tarafın hangi işlemler için, örneğin tebligat, bilirkşi raporu, tanıklık ücreti gibi her bir işlem için ayrı ayrı ne kadar yargılama gideri yaptığı hükümde HMK.nın 332. maddesine uygun şekilde ayrı ayrı belirtilerek, buna göre her iki tarafın üstleneceği yargılama gideri kabul ve red oranına göre ayrı ayrı belirtilmelidir.
Hükümde yargılama harçlarının kabul ve red oranına göre oranlanmaması yerindedir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.