Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10302 E. 2019/10454 K. 09.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10302
KARAR NO : 2019/10454
KARAR TARİHİ : 09.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı nezdinde 01/01/2011 tarihinde davalı yanında mobilya ve kapı doğrama ustası olarak çalışmaya başladığını, davacının son maaşının bordrolarda asgari ücret üzerinden gösterilmiş ise de 1.265,00 TL. olduğunu, iş akdinin 11.07.2014 tarihinde fesih bildirimlerine uymaksın ve herhangi bir bildirim yapılmaksızın sonlandırıldığını, … saatlerinin hafta içi 08.00-18.30, Cumartesi 08.00-16.00 arasında olduğunu ve haftada yaklaşık 10 saat fazla mesai yaptığını, ayrıca davacının yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı, davacının 29/03/2012 yılında işe başlayıp, 04/07/2014 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, iddianın aksine ücretin asgari ücret olduğunu, fazla mesai yapmayıp milli ve dini bayramlarda çalışması olmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, asgari geçimi indirimi alacağı da bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, … kayıtlarına göre ( 22 ) kod ile işten çıkışının yapıldığı, 22 numaralı kod diğer nedenler sebepli feshe denk geldiği, davacı tanıklarından S.Ç. ve O.A.nın davacı ile davalı çalışanı Ş.E. arasında izin konusunda tartışma yaşandığını ve davacının bu tartışma üzerine işten ayrıldığını, davalı tanığı Mahkeme huzurunda alınan yeminli beyanında, davacının cuma gününden cumartesi için kendisinden izin istendiğini, yeterli personel olmadığı için yetişecek işler olduğu için izin veremeyeceğini, davacının da izin verilmemesi üzerine iş yerinden çıkıp gittiği ve bir daha iş yerine gelmediği, aralarında herhangi bir tartışma çıkmadığı, bu durumu işveren H.K.ya bildirdiği, H.K.nın da “ben davacı ile görüşürüm” dediğini, bu olaydan sonra davacı ile hiç görüşmediği ve davacının da bir daha iş yerine hiç gelmediğini beyan ettiği, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinini (II) numaralı bendinin (g) altı bendi ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bir kısım ilamları kapsamında göre bir ayda 3 gün işe devamsızlık yapıldığı takdirde ve devamsızlığına ilişkin mazeret bildirmediği takdirde işverenin feshinin haklı olacağı, ilgili kanun maddesi ve emsal Yargıtay İçtihatları doğrultusunda dosya kapsamı ve tanık beyanları ile davacının mazeretsiz devamsızlığı sabit olduğundan, iş akdinin işveren tarafından feshinin haklı nedene dayandığı kanaatine varıldığı, davacının asgari geçim indirimi alacağı talebinin ise, bilindiği üzere vergi iadesi uygulamasına 2008 yılı itibariyle son verilerek bunun yerine asgari geçim indirimi sistemi getirildiği, asgari geçim indiriminin işçinin ücretinden vergi kesilirken, işçinin nedeni durumuna göre ödenecek verginin bir kısımından muaf tutulması olduğu, diğer bir ifade ile işçinin medeni durumuna göre daha az vergi ödenmesi olduğu, asgari geçim indirimi ile vergiden indirilecek tutarın işçiye ödenmesi söz konusu olmadığı, ancak bu şekilde ücretin netleştirilmesi halinde ödenecek ücretin metinde artış meydana gelmektedir. Hal böyle olmakla birlikte ücretin ve diğer hak edişlerin eksiksiz olarak ödendiğini ispat külfeti davalı işveren üzerinde olduğu, dosya kapsamına göre, ücreti asgari ücretten gösterilen davacıya ait bordrolara göre davacıya asgari geçim indirimi tahakkuk edildiği, bu itibarla davacının bu alacağını talep koşullarının somut olayda oluşmadığı kanaatine varılarak davacının asgari geçim indirimi alacağı talebinin bulunmadığı, davacının, davalı iş yerinde fazla … yaptığı iddiası ile fazla … üreti alacağı tahsili talebinin değerlendirilmesinde; iş yerinde … saatlerini gösteren bir kısım kayıtlar ile puantaj kayıtları işveren tarafından ibraz edilmiş ise de bunlarda davacının imzasının yer almadığı, davacı tanıklarından 2008 yılından bu yana iş yerinde çalışan O.A.nın alınan yeminli beyanında, … saatlerinin hafta içi 08:00-18:30, Cumartesi 08:00-14:30 olduğunun beyan edildiği, diğer tanıklar T., O. ve S.nin de benzer beyanlarda bulundukları, davalı tanığının da bu beyanlara aynı mahiyette beyanda bulunduğu anlaşılmış, bu durumda tanık beyanları birlikte değerlendirilerek yapılan hesaplamalar sonunda davacının fazla … ücreti alacağı bulunduğu kanaatine varıldığı, davacının yıllık izin ücret alacağı talebinin bulunduğu, Yargıtay ilke kararında belirtildiği üzere bu talep hususunda ispat yükünün davalı işverende olduğu, işveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamasının gerektiği, davacının dinlenen tanık beyanları doğrultusunda ve 27/08/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının iş yerinde geçen hizmet süresine göre 14 x 3 : 42 gün gün toplam kullanılmayan izin günü olduğu kanaatine varıldığı, davacının ücret alacağı talebinin olduğu, İş ve Sosyal Güvenlik uzmanı bilirkişinin hazırladığı 27/08/2015 tarihli raporunda, davacının ücret alacağına ilişkin davalı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre yapılan hesaplamalar sonunda davacının genel tatil ücreti alacağı bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve asgari geçim indirimi alacağı taleplerinin reddine, sair taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Kararı taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Fazla çalışmaların yazılı delil yerine tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanması halinde, işçinin normal mesaisinin üzerine sürekli olarak aynı şekilde fazla çalışması mümkün olmadığından, hastalık mazeret izin gibi nedenlerle belirtildiği şekilde çalışamadığı günlerin olması kaçınılmaz olup, bu durumda karineye dayalı makul indirim yapılmalıdır(Yargıtay HGK, 06.12.2017 tarih 2015/9-2698 E.-2017/1557 K.).
Fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine doğrudan yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Fazla … ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından;
Bu alacak kalemleri tanığa göre hesaplanmasına rağmen takdiri indirim yapılmaksızın hüküm altına alınmıştır.
Bu alacak kalemlerinden hakkın özüne dokunmayacak oranda takdiri indirim yapılmaması hatalıdır.
3-Asgari geçim indirimi açısından;
İmzasız bordrolarda asgari geçim indirimi tahakkuku göründüğü gerekçesi ile asgari geçim indirimi talebinin reddi hatalıdır.
Bununla birlikte, dosya kapsamındaki bir kısım beyanlarda “banka ödemesinden” bahsedildiği için banka hesap ekstreleri var ise getirtilmeli, bordrolarda davacının asgari geçim indiriminin doğru tahakkuk ettirilip ettirilmediği de incelenmelidir.
İmzasız bordrolarda asgari geçim indiriminin doğru tahakkuk ettirildiği ve bordroda tahakkuk ettirilen toplam miktarın banka kanalı ile ödendiğinin yada böylesi tahakkuk içeren bordro miktarının davacıya imzası karşılığında ödendiği anlaşılır ise o ay/aylar dışlanmalıdır.
Bordroda asgari geçim indiriminin eksik hesaplandığı/tahakkuk ettirildiği (örneğin davacının çocuğu var ise çocuksuz biri için geçerli asgari geçim indirimi miktarına göre hesaplanmış olması türünden bir eksiklik) ancak bordroda tahakkuk ettirilen toplam miktarın davacıya banka kanalı ile veya imzası karşılığında ödendiği tespit edilir ise asgari geçim indiriminin eksik tahakkuk ettirilen kısmı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 09/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.