YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4624
KARAR NO : 2013/8146
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ….06.2011 gün ve 2007/894-2011/306 sayılı kararı bozan Daire’nin ….2012 gün ve 2011/13610-2012/21498 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 29.06.2005 tarihinde süresiz acentelik sözleşmesine göre müvekkilinin sözleşme yapmaya, poliçe düzenlemeye, prim tahsiline ve bu hususlarda tüm işlemleri ifa etmeye yetkili kılındığını, ancak davalının müvekkilinin kusuru olmaksızın sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, dolayısıyla müvekkilinin 802.662.96 TL portföy zararı, ayrıca fesih ihbarının yapılmasından sonra üç aylık faaliyet sürecinde poliçe üretimini fiilen engellediğinden ve müşterilere doğrudan poliçe sattığından dolayısıyla prim komisyonu geliri elde etmesini engellemesi nedeniyle 494.711.43 TL maddi zarara, taahhüt ettiği ek komisyon bedelini de ödememiş olması nedeniyle 379.009.57 TL ek komisyon kaybına, müvekkilinin müşteriler nezdindeki itibarının da sarsılmış olduğundan manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik portföy tazminatı olarak ….000 TL, komisyon kaybı ….000 TL, ek komisyon bedeli ….000 TL ve manevi tazminat olarak 50.000 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre taraflardan herbiri diğer tarafa taahhütlü bir mektupla, üç ay evvelinden haber vermek şartıyla, sözleşmeyi yürürlükten kaldırılabileceğinin öngörüldüğünü, buna göre taraflardan herbirinin herhangi bir neden ile sürmeksizin her zaman fesih hakkının bulunduğunu, ayrıca sözleşmeye göre acentenin sözleşmenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle şirketten tazminat isteyemeyeceğinin kabul edildiğini, davacının müvekkilini zarara uğrattığını, ayrıca müvekkilinin prim alacağının söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, acentenin sözleşmenin feshinden bir kusuru bulunmadığı takdirde kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren sigorta sözleşmelerinden dolayı sigorta ettiren tarafından sigortacıya ödenen primler bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra mahrum kaldığı prim, komisyon ücretlerinden dolayı tazminat isteyebileceği, davacı acentenin kusurlu bulunmadığı, defter kaydında gözüken borcunun davalı sigortacı tarafından dava dışı borçlu nezdinde silindiği, bu halde davacının kendi döneminde uzun süreli sözleşmeleri bağıtladığından prim alacağına da hak kazandığı, davacının %… ek prim denge teşvik alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslahla attırılan miktar üzerinden 616.206.56 TL portföy tazminatının ve 494.711.43 TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline, %… ek komisyon talebi ve manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinini temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/…. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.