YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2029
KARAR NO : 2013/12369
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 4. Maddesi çerçevesinde eksik kalan ve yapılmayan prim ödemelerinin borçlanma suretiyle sigortalılık süresi tespit edilerek bu maddede ki koşullardan yararlandırılması gerektiğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ile … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 1989-1999 yılları arasında seçilmiş olarak … ili … İlçesi Belediye Başkanlığını yaptığını, ayrıca 27/01/1976-02/09/1977 yılları arasında ve yine 11/01/1978-12/09/1980 yılları arasında da Büyükşehir Belediye Başkan yardımcılığı görevini yaptığını, belediye başkan yardımcılığı dönemi sürecinde herhangi bir kesinti yapılmadığını ve primlerinin ödenmediğini belirterek …10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın geçici 4. maddesi çerçevesinde eksik kalan ve yapılmayan prim ödemelerinin borçlanma sureti ile yapılmasına, bu döneme ilişkin prim sayısına ilave edilmek suretiyle sigortalılık süresi tespit edilerek anılan düzenlemeden yararlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 27/02/1998-30/03/1999 arası toplam 393 gün destek süresi ile geçen çalışmasının toplam çalışma süresine eklenmek suretiyle davacının toplam çalışma süresinin 5572 gün olduğunun ve 5510 sayılı yasanın geçici 4. maddesinde düzenlenen haklardan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davacıya 01/03/1998 tarihinden itibaren 3643 gün üzerinden 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı bağlanmış, 30/03/1999 tarihine kadar … destek primine tabi çalışmış, 27/03/1994-30/03/1999 tarihleri arasında Beşiktaş Belediye Başkanı olarak, Belediye Meclisi üyesi olarak 27/01/1976-02/09/1977 ve 11/01/1978-12/09/1980 tarihleri arasında Başkan yardımcısı olarak görev yapmış, 01/05/2009 tarihli talebi ile belediye başkanlarına verilen makam ve görev tazminatlarından yararlandırılmasını istemiştir. Kurum, 5434 sayılı yasanın 39. maddesi gereğince, davacının prim gün sayısı yeterli olmadığından davacının talebini reddetmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 5510 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin 10. fırkasıdır. Yasa metninin incelenmesinde davacının isteminin yerine getirilmesini sağlayacak somut olaya ilişkin koşullar irdelendiğinde, davacının durumunun “Yaşlılık aylığı bağlananlar” grubunda ele alınarak bu duruma göre diğer koşulların değerlendirilmesine geçilecektir. Artık, yeniden yaşlılık aylığını gerektiren koşullar (yaş, hizmet süresi ve başlangıcı) tartışılmayacaktır. Bu nedenle de, 1479 sayılı yasanın geçici 10. veya 5434 sayılı yasanın geçici 205. maddesinin somut olay için yeniden tartışılmasının yeri yoktur. 5434 sayılı yasanın ek 68. maddesinde aranan iki yıllık görevde kalma şartı ise yerine getirilmiştir.
Tartışılması gereken yasa maddesi 5510 sayılı yasanın geçici 4. maddesi delaletiyle 5434 sayılı yasanın mülga 39. maddesidir. Bu maddede, 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasası ile ilişkilendirilen çalışanların emeklilik koşulları yer almaktadır. Kadınlar için 58, erkekler için 60 yaş ve 9000 gün veya kadınlar ve erkekler için 61 yaş ve 5400 gün koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir.
Somut olayda, … destek priminin uzun vadeli sigorta kollarına göre ödenen bir prim olmamasına rağmen, davacının … destek primine ile çalıştığı 393 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına eklenmesi hatalıdır. Öte yandan, davacının Belediye Meclisi üyesi olarak 27/01/1976-02/09/1977 ve 11/01/1978-12/09/1980 tarihleri arasında Başkan yardımcısı olarak görev yaptığı sürelerde prim ödenmesi olmadığı gibi borçlanabilmesi için uygun bir yasa maddesi bulunmadığı göz önüne alınmadan bu sürelerinde davacının primi ödenmiş hizmet süresine eklenmesi hatalıdır. Buna göre, dosyanın incelenmesinde 5510 sayılı yasanın geçici 4. maddesi delaletiyle 5434 sayılı yasanın mülga 39. maddesi’nde belirtilen koşullar gerçekleşmediğinden Kurumun red işlemi yerindedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle yasaya yanlış anlam verilerek, davanın reddi yerine kabulü şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan …’na iadesine 11/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.