Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2015/9266 E. 2019/4355 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9266
KARAR NO : 2019/4355
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan sanıklar müdafin temyiz itirazlarının sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine, katılan sanıklar … ve … yönünden ise vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik vekalet ücreti ile sınırlı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendilerini vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 no’lu bendine “Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar … ve … yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca takdir edilen 1.100 TL’nin Hazineden alınarak adı geçen sanıklara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar … ve … haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıklara yüklenen kasten yaralama, hakaret ve görevi kötüye kullanma suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 09/04/2010 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz İşl. Md.

M/Ç