YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10684
KARAR NO : 2013/8438
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada … …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2012/423-2012/662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin alış veriş nedeni ile dava dışı …’den aldığı, ….000 TL bedelli çeki, dava dışı …’e ciro ettiğini, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkilinin haricen çek bedelini ödediğini ve çeki iade alıp işyeri kasasına koyduğunu, işyeri adres değişikliği sırasında davacının çeki kaybettiğini ve tüm aramalara rağmen bulamadığını ileri sürerek, zayi nedeni ile çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çek iptali davası açılabilmesi için çekin rıza dışında elden çıkması ve çeki elinde bulunduranın bilinmemesinin gerektiği, davacı tarafından iptali istenen çekin bankaya ibraz edildiği, dolayısı ile çeki elinde bulunduranın bilindiğinin anlaşıldığı, davacı çekin elinden rıza dışı çıktığı iddiasında ise çeki elinde bulunduran kişiye karşı 6762 sayılı …’nun 730. maddesi delaletiyle aynı yasanın 670. maddesi uyarınca istirdat davası açabileceği, kimin elinde olduğu bilinen çek için zayi nedeniyle iptal kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
…- İstem, kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta öncelikle Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada çekişmesiz yargı işi olduğu ve talebin bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş olup sulh hukuk mahkemesince talep esastan incelenerek davanın reddine karar verilmiştir.
01…2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, …’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/…-e/… maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk
mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda …’nun …. ve …. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. …’nun … ve …. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır. Bu durumda …’nun …. maddesi başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/…. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin de Dairemizin yorumu yönünde olduğunu göstermektedir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davaya bakmaya asıl görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu düşünülmeksizin yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
…- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.