YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5294
KARAR NO : 2013/7453
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28…2010 tarih ve 2009/835-2010/733 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … Sarı inlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ….tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin dava dışı … … ile davalı şirketi kurduğunu, kalp rahatsızlığı nedeniyle hisselerini dava dışı … adına tescil ettirdiğini, sonradan …’ın ortaklıktan ayrıldığını, …’ın hisselerinin %45’ini davalı … adına, %5’inin ise … adına tescil ettirdiğini, şirketin yasal olarak ikinci ortağa ihtiyacı olduğu için namı müstakar olarak davalı adına tescil yapıldığını, davalı …’in kardeşinin baldızının oğlu olduğunu, tescil tarihinde 18 yaşında olup, herhangi bir gelirinin bulunmadığını, müvekkiline şirket işlerini yürütmesi için vekaletname verildiğini, şirketle ilgili her türlü işin davacı tarafından yapıldığını, masrafların kendileri tarafından karşılandığını, davalının hisseleri devralma teklifini kabul etmediğini ileri sürerek, hisselerin iptali ve davacı adına tescili talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının şirket ortağı olmadığını, müvekkilinin hisseleri … …’dan devraldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, inanç sözleşmesinin yazılı belge veya yazılı delil başlangıcı olması durumunda tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceği, dava konusu olayda anılan delillerin bulunmadığı, namı müstakar ilişkisinin davalı ile kurulmadığı, şirketin kuruluşunda ortaklarının … ve … …’dan oluştuğu, davacının inanç sözleşmesi yaptığını iddia ettiği kişinin dava dışı … olduğu, inanç sözleşmesi dışında tutulan … …’ın hisselerini davalıya devrettiği, inanç sözleşmesinin değerlendirilebilmesi için devrin inanç gösterilen ile gösteren
arasında yapılması gerektiği, yemin delilinin somut olayda kullanılmasının yerinde olmadığı, davacının iddiasını ispatlar delil ibraz etmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
…- Ancak; dava inanç sözleşmesinden kaynaklanan hisselerin iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, inançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde iade etmesini içeren işlemlerdir. İnanç sözleşmesi 05.04.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı belge bulunmasa da taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış delil başlangıcı niteliğinde belge varsa inanç sözleşmesi tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Yazılı delil veya delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesi ikrar (HMK 188. m.), yemin (HMK 225 ve devamı maddeleri) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi mümkündür. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.
Somut olayda, davacı taraf inanç sözleşmesine ilişkin olarak yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ibraz etmediğine ve davacı taraf delil listesinde yemin deliline dayandığına göre, davacıya yemin hakkı hatırlatılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle, yemin delilinin olayda uygulanmasının mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yaranına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.