YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5440
KARAR NO : 2013/7505
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/…/2010 tarih ve 2006/470-2010/817 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 07.04.2006 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, acentelik sözleşmesinin devamı sırasında davalı şirket adına müvekkilince hayat sigortalarının düzenlendiğini ve bu sigortalar nedeniyle müvekkilinin … yıl süre ile dönüşüm komisyonu alacağına hak kazandığını, talep edilmesine rağmen davalının bu borcunu ödemediğini ileri sürerek, 20.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22…2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 145.641,92 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi hükümlerini ihlal ettiğini ve sözleşmenin müvekkilince haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı acentenin Haziran-Eylül 2004 dönemine ilişkin toplam 125.000 TL tutarındaki primleri davalıya devretmediği, alacağını tahsil amacıyla davalı tarafın, davacının sözleşmeye aykırı bu davranışı nedeniyle derhal sözleşmeyi feshetmediği, ancak sonrasında da davacı acentenin, sözleşmeden … davalı sigorta şirketinin menfaatlerini koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği, müşteri ilişkilerine dikkat etmediği, mükerrer prim tahsil ettiği, müşterilerin bilgisi dışında hayat sigortası poliçeleri düzenlediği, dolayısıyla davalı şirketin itibarını sarstığı, davacının devamlılık arzeden sözleşmeye aykırı davranışlarının diğer taraf için sözleşmeyi çekilmez hale getirdiği, davalının acentelik sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
…- Dava, acentelik sözleşmesine dayalı dönüşüm komisyonu alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında ….07.2002 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığı, 2004 yılının Haziran ile Eylül ayları arasında davacı tarafından tahsil edilen toplam 125.000 TL primin davalı tarafa intikal ettirilmediği ve bu nedenle davacı tarafın söz konusu meblağın ödenmesine ilişkin davalıya taahhütname verdiği, davalı tarafın da bu taahhütnameyi kabul ettiği ve acentelik sözleşmesini sürdürdüğü uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, acentelik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf, davacının kendisine hitaben düzenlediği 05…2004 tarihli taahütnameyi ve bu taahhütname uyarınca yapılan ödemeleri kabul ettiğinden artık bu taahhütnameye konu işlemlere davalının icazet verdiğinin kabulü gerekmektedir. Diğer bir deyişle, davalı tarafın bu taahhütnamenin verilmesinden önceki davacı işlemlerine dayalı olarak söz konusu acentelik sözleşmesini feshetmesi halinde, bu feshin haklı bir fesih olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davacının davalı şirketin menfaatlerini korumadığının, müşteri ilişkilerine dikkat etmediğinin, mükerrer prim tahsil ettiğinin, müşterilerin bilgisi dışında hayat sigortası poliçeleri düzenlediğinin müşteri şikayet dilekçelerinden anlaşıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de davacı taraf söz konusu müşteri şikayetlerinin 05…2004 tarihinden önce düzenlenen poliçelere ve yapılan işlemlere ilişkin olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmamış, davacı iddiaları değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece davalıya gönderilen müşteri şikayetlerine konu olayların hangi işlemlere ve poliçelere yönelik olduğunun tespit edilmesi, bu şikayetlerin 05…2004 tarihli taahhütnameden önceki döneme ilişkin olduklarının tespit edilmesi halinde sözleşmenin feshi için haklı neden oluşturmayacaklarının gözetilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (…) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.