Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/11490 E. 2013/16390 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11490
KARAR NO : 2013/16390
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde muteriz vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

İhtiyati haciz isteyen vekili, ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsilinin temini amacıyla faturalara istinaden ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, esas bakımından ise müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz taleplerinde Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğu gerekçesiyle görev itirazının reddine, ihtiyati haciz isteyen şirketin …’da şubesi olduğundan yetki itirazının reddine, esasa ilişkin itirazların ise yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiş, kararı muteriz vekili temyiz etmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun …’üncü maddesinin …’inci fıkrasına göre, “Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları “ve çekişmesiz yargı işleri” ticari dava “ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi” sayılır. Aynı Kanun’un …’inci maddesinin …’inci fıkrasına göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari “davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine” bakmakla görevlidir. Aynı maddenin …’üncü fıkrasında da “Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.” denilmektedir.
Yukarıdaki kanun hükümleri uyarınca somut olayda tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Öte yandan ihtiyati hacizde hangi mahkemenin görevli olduğu İİK’nun 258’inci maddesinde açıkça belirtilmemiştir. Bu maddede sadece genel olarak mahkemeden söz edildiğine göre, görev konusunda HMK’nun göreve ilişkin hükümleri (m….-…) uygulanacaktır. Sulh hukuk mahkemesinin görevi, HMK’nun …’üncü maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddede sulh hukuk mahkemesine basit yargılama usulüne tabi dava ve işleri görme görevi verilmemiştir. HMK’nun …’nci maddesinin …’nci fıkrasında, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ticari davalarda ise özel kanun hükümleri uyarınca (TTK m….,…) ticaret mahkemesi görevlidir.
Mahkemece, HMK’nun 316/…-c hükmüne göre ihtiyati hacizde basit yargılama usulünün uygulandığı ve HMK’nun 316/…-a hükmüne göre de sulh hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulandığı belirtilerek sulh hukuk mahkemesinin basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde genel görevli mahkeme olduğu şeklinde bir yoruma gidilmiştir. Ancak mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir (AY m.142 ;HMK m….). HMK’nun 316/…-a hükmüne göre “sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler”de basit yargılama usulünün uygulanması, sulh hukuk mahkemesinin basit yargılama usulünü uygulayacağı anlamına gelir.
Bu ifadeden, basit yargılama usulüne tabi tüm dava ve işlerin sulh hukuk mahkemesi tarafından görüleceği ya da sulh hukuk mahkemesinin basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde genel görevli mahkeme olduğu şeklinde bir anlam çıkarılamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, ……..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.