YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10115
KARAR NO : 2013/8439
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ….03.2012 tarih ve 2011/253-2012/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı hakkında 30.03.2009 keşide tarihli ….500 TL meblağlı çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinde, icra mahkemesince takibe konu çekin zamanaşımına uğradığından bahisle icranın geri bırakılması kararı verildiğini, müvekkilinin zamanaşımına uğrayan çek nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu, …’nın 644. maddesinde belirtilen sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalının çek bedelinden sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, ….500 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kanunun öngördüğü yasal bir yıllık süre geçtikten sonra davanın açıldığını savunarak, zamanaşımı yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen çekin ibraz süresinin ….04.2009 tarihinde dolduğu, bu tarihten davanın açıldığı tarihe kadar bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı …’nın 730/…. maddesi delaletiyle aynı Yasa’nın 644. maddesinden kaynaklanan zamanaşımına uğrayan çeke dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Zamanaşımı def’i, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma sebebidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 187. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar arasında sayılmadığından yasal cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunluluğu da yoktur. Ancak, cevap süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımının değerlendirilebilmesi için karşı tarafın, savunmanın genişletildiği yolunda itirazda bulunmamış olması şarttır.
Somut olayda, her ne kadar mahkemece, davalının süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunduğu değerlendirilmiş ise de, davalıya dava dilekçesinin ….05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalının vekili aracılığıyla süresinden çok sonra 07…2011 tarihinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı def’inde bulunduğu ve davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde karar aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def’ine muvafakatlerinin olmadığını beyan ederek itiraz ettiği göz önüne alındığında, süresinde yapılmayan ve usulüne uygun şekilde itiraza uğrayan zamanaşımı savunması esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan kabule göre de, dava konusu çeke dayalı olarak yapılan icra takip dosyasındaki son işlem tarihi olan 02.07.2009 tarihi itibariyle çekin 6762 sayılı …’nın 726/…. maddesi uyarınca 02.01.2010 tarihinde zamanaşımına uğradığı, aynı yasanın 644. maddesi uyarınca çekten … hakkın zamanaşımına uğradığı bu tarihten itibaren başlayan … yıllık dava açma süresinin de 02.01.2011 tarihinde dolacağı ve davanın da süresi içerisinde 30…2010 tarihinde açıldığı dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucunda dava zamanaşımı süresinin, çekin ibraz süresinin bitiminden itibaren işlemeye başladığı kabul edilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.