YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/133
KARAR NO : 2019/7790
KARAR TARİHİ : 04.04.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile birleşen dosya davalısı T.C. … Bakanlığı (… Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğt. Ve Araştırma Hastanesi ) vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı – birleşen dosya davacısı işçi vekili; müvekkilinin davalı … Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğt. ve Araştırma Hastanesinde 01/01/2008-…/01/2009 tarihleri arasında davalı … Güvenlik ve Eğt. Hiz. Tic. Ltd. Şti.’ne bağlı güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, son ücretinin 805,00 TL olduğunu, … 1.İş Mahkemesi’nin 2009/159 esas sayılı dosyası ile açılan işe iade davasının kabul edildiğini ve bu kararın onandığını, davalı … Güvenlik ve Eğt. Hiz. Tic. Ltd. Şti.’ne ihtarname gönderildiğini ve davalı şirketin işe başlatılacağını bildirerek şirket yetkilisi ile görüşmek üzere müvekkilini çağırdığını, ancak söylenen günde müvekkili ve yanında diğer işe iadesi olacak 7 arkadaşıyla yetkili ile görüşmeye gidildiğini, hiç birisinin işe alınmadığını, sadece 30/03/2012 tarihli tutanak düzenlendiğini, bunun üzerine … 14. İcra Müdürlüğünün 2012/14347 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı …nin bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiş, birleşen dosyada ; iş akdinin haksız feshedilmesi nedeni ile kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğini, işyerinde haftanın 6 günü günde 12 saat çalışan müvekkile fazla mesai ödenmediğini, dini bayramların ilk 2 günü hariç ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı – birleşen dosya davalısı … Güvenlik ve Eğt. Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili ; davacının asıl işverenin işçisi olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin muvaazaya dayandığını, iş akdinin feshinde davalı hastanenin kusurlu olduğunu, davacının işe başvuruda samimi olmadığını, davacıya gönderilen davet yazısından 2 sonra iş başvurusu yapılması gerektiğini ancak davacının 8 gün sonra başvuruda bulunduğunu, davacının yapmış olduğu ulusal bayram genel tatil çalışmalarının ücretlerinin ödendiğini, fazla mesai yapmadığını, bir yıldan az çalışması olduğu için yıllık izin hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı T.C. … Bakanlığı (… Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğt. Ve Araştırma Hastanesi ) vekili ; davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, diğer davalının işçisi olarak çalıştığını, güvenlik işinin ihale ile yaptırıldığını, fazla … yapılmadığını, ulusal bayram genel tatil … alacağının bulunmadığını, yıllık izinlerin kullandırıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece asıl davada alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddine, birleşen … 8. İş Mahkemesinin 2013/607 E. ve 2014/237 K. sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile; kıdem tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemlerin reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ile birleşen dosya davalısı T.C. … Bakanlığı (… Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğt. Ve Araştırma Hastanesi ) vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Birleşen dosya davalısı T.C. … Bakanlığı (… Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğt. Ve Araştırma Hastanesi ) vekilinin temyizi yönünden ;
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, …/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun …/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre; temyize konu edilen miktar 1.010,97 TL. olup, karar tarihi itibariyle 2.080,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı T.C. … Bakanlığı (… Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğt. Ve Araştırma Hastanesi ) vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 427/2, 432/4 maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden ;
a)Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Davacının 30/03/2012 tarihli tutanak içeriğine göre işveren tarafından işe başlatılmadığı sabit olup, bu husus ; ” süresi içinde işe iade için başvuran davacının işe başlatılmadığı” yönündeki gerekçesi ile mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki mahkemece asıl davanın konusunu oluşturan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığı kabul edilerek asıl dava reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, işçinin işe başlatılmadığı tarih 30/03/2012 olup, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağı taleplerini havi icra takip tarihi 25/06/2012, itirazın iptali dava tarihi ise 18/06/2014 ‘tür. Buna göre işçinin işe başlatılmadığı tarihte muaccel hale gelen dava konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı açık olup, asıl davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddi hatalıdır.
c) Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece iş akdinin haksız olarak feshedildiği ve süresi içinde işe iade için başvuran davacının işe başlatılmadığı yönünde gerekçe oluşturulmasına rağmen kıdem tazminatı hüküm altına alınan davacının ihbar tazminatı talebi gerekçesiz olarak reddedilmiştir.
Buna göre ihbar tazminatı istemi yönünden Anayasa’nın 141. maddesi ve HMK.nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe oluşturularak sonuca gidilmesi gerekirken, istemin gerekçe oluşturulmadan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
d)Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamına göre, davacının fazla mesai yaptığını ispatlayamadığı anlaşıldığından bu istemin reddi sonucu itibariyle doğrudur. Ancak yıllık izin alacağının ilk dava ile talep edilen kısmı zamanaşımına uğramadığı gibi davacının işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi sayılayacağından bu anlamda da dava ve ıslah edilen miktarlar yönünden zamanaşımına uğrayan alacak bulunmamaktadır.
Diğer yandan ulusal bayram genel tatil alacağının zamanaşımından etkilenmeyen 90,88 TL’lik kısmının hüküm altına alınması gerektiği gözden kaçırılarak karar verilmesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 04/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.