Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2019/1183 E. 2019/1954 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1183
KARAR NO : 2019/1954
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile yüklenici davalı … arasında 27.03.2001 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin devredilmesi gereken arsa payını davalı yükleniciye devrettiğini sözleşme sırasında taşınmaz üzerinde inşaatın başlanılmasına engel geçici imkansızlığın taraflarca bilindiğini ancak imkansızlığın 16.10.2006 tarihinde kalkmış olmasına rağmen davalının inşaata başlamadığını ve ihtarnamelere verdiği cevapta inşaata başlamayacağını açıkça ortaya koyduğunu ayrıca davalının kendisine devredilen payları ihtarnamelerden sonra davalı 3. kişilere devretmiş olduğunu, davalı 3. Kişilerin iyi niyetlerin korunmasının mümkün olmadığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ile davalı yükleniciden pay satın alan diğer davalılara devredilen 3,6,7,8,9,10,11 ve 12 nolu dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin 8 adet bağımsız bölümün bedelini ödeyerek davacının arsa paylarını devraldığını, satışın bedeli karşılğında yapılmış gerçek bir satış olduğunu, uygulanması mümkün olmayan sözleşmenin korunmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … A.Ş. vekili, müvekkilinin davacının arsa payını davalı yükleniciden satın aldığını, iyi niyetli olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Kırkan vekili, müvekkilinin 10 nolu bağımsız bölümü dava dışı …’dan 04.03.2009 tarihinde satın aldığını, …’na da davalı yüklenici trafından satılmış olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden habersiz olup iyi niyetinin korunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar … ve … vekilleri, müvekkilllerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştirler.
Mahkemece iddia, savnma ve tüm dosya kapsamına göre dava dışı arsa sahipleri ile yüklenicisi olan davacı … arasında düzenlenen 30.01.1986 tarihli arsa payı karşılğı inşaat sözleşmesi uyarınca davacıya devir edilen paylara ilişkin arsa sahibi davacı ile davalı yüklenici … arasında 27.03.2001 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi
imzaladığı, sözleşme doğrultusunda yüklenici davalı …’ın imar planına göre davaya konu taşınmazda 16.10.2006 tarihinden itibaren inşaata başlayabilmesi mümkün iken teslim süresi geçtiği halde hiç inşaata başlanmamış olması nedeniyle akdin geriye etkili olarak feshi talebinin kabulünün gerektiği, yükleniciye sözleşme uyarınca avans olarak verilen dava konusu bağımsız bölümler üzerinde tapuda arsa sahibi lehine inşaat tazminat ipoteği bulunduğu artık diğer davalıların iyiniyetinden söz edilemeyeceğinden tüm tescillerin yolsuz oması sebebiyle, tapu iptali-tescil talebi de yerinde görülmekle, dava sözleşmeye dayalı tapu iptali-tescil davası olduğundan, sözleşme bedeli dava değeri olarak alınıp, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden …dan alınmasına, fazla yatırılan harcın istek halinde davalı … Beton ve İnşaat Madencilik San. ve Tic. A.Ş.ne iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.