Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/13475 E. 2010/1648 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13475
KARAR NO : 2010/1648
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

……….
Dava, iş kazasında sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya ve vefat eden sigortalıların hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan giderlerin 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile, davalılardan …….. vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, buna ilişkin mahkemenin kabul gerekçesinde bir isabetsizlik yoksa da;
İlk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gereğine karşın, sosyal yardım zammının bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında gözetilmemesi;
2- Davaya konu edilmesine rağmen, sigortalı ……..hak sahiplerine bağlanan gelirler hakkında olumlu, ya da, olumsuz bir karar verilmemiş olması;
3- Dava açılırken teselsül hükümlerine dayanılmış olmasına karşın, kusur esasına göre hüküm tesisi;
…..

4- Dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının yargılama giderine dair 4. bendi hariç, tümüyle silinerek, yerine;
“1- Davalılar …..yönlerinden davanın reddine;
Diğer davalılar, ……yönlerinden davanın kısmen kabulü ile;……. hak sahipleri yönünden, 764,86 TL; ……hak sahipleri yönünden, 1.319,99 TL ……. hak sahipleri yönünden, 554,01 TL; ………hak sahipleri yönünden, 832,07 TL………sahipleri yönünden, 651,24 TL; ….. yönünden 204,14 TL’nin onay ve ödeme tarihlerinden, 1,34 TL cenaze giderinin ödeme tarihlerinden yasal faiziyle adı geçen davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2- 233,69 TL ilam harcının…….ve ….müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- 519,31 TL vekalet ücretinin ……….müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan …….. alınmasına, 11.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.

…..