YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1540
KARAR NO : 2019/29066
KARAR TARİHİ : 01.04.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Kanuna Muhalefet, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : 5411 sayılı Kanuna Muhalefetten sanıklar …, … ve … haklarında HÜKÜMLÜLÜK, Sanıklar … ve … haklarında BERAAT, … Gıda, Burgul Gıda,… Plastik, …, …, …. … ve … yönünden zimmetin oluşmadığı anlaşıldığından bu yönden sanıklar …, …, …, …, … haklarında BERAAT; Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanıklar … ve … haklarında BERAAT
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müştekiler…. yetkilisi … ile vekilinin ve …, …, …, …, … ile…. Gıda…Ltd.Şti. vekillerinin sanıklar hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Davanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekilerin davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup hükmü temyize hak vermeyeceğinden, müştekiler …. yetkilisi …, …, …, …, …, … ve …Gıda…Ltd.Şti. Vekilinin temyiz inceleme isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Katılan … vekilinin temyizinin sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü, katılan Bankacılık … ve Denetleme Kurumu’nun temyizinin ise sanıklar … ve … hakkındaki mahkumiyet hükümleri ile sınırlı olduğu gözetilerek sanık … ve müdafii ile katılan ….. Genel Müdürlüğü vekili ve Bankacılık … ve Denetleme Kurumu vekilinin adı geçen sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece sanığın eyleminin 5411 sayılı Yasanın 160/1. maddesine göre basit zimmet suçu kapsamında kabul edildiği ve basit zimmetten hüküm kurulduğu cihetle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı bentte eylemin nitelikli zimmet olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
1. Sanık … açısından mal edinilen miktarın 98.287,00TL olarak kabul edilmesi karşısında, suçun işleniş şekli ve zimmet miktarına göre sanığın eyleminin diğer sanıkların zimmete geçirdikleri miktarda gözetilerek vehamet arz etmediği ve eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde hapis ve adli para cezasının alt sınırından uzaklaşılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
2. Adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin hükümde taksit aralığı belirtilmeyerek TCK’nun 52/4. maddesine muhalefet edilmesi,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Sanık hakkında gerçekleşen tüm zimmet miktarı gözetilerek ödettirilmesine karar verilecek banka zararı üzerinden hesaplanacak nispi harca da hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık … ve müdafii ile katılanlar Akbank … ve …. vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) 20/11/2017 tarihli ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 299. maddesi uyarınca sanıklar … ve … müdafiilerinin duruşma talebinin sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarına göre uygun görülmediğine karar verilerek sanıklar … ve … müdafiileri ile katılan …. Genel Müdürlüğü vekili ve Bankacılık … ve Denetleme Kurumu vekilinin adı geçen sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece eylemin 5411 sayılı Yasanın 160/1. maddesine göre basit zimmet suçu kapsamında kabul edildiği ve basit zimmetten hüküm kurulduğu cihetle, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı bentlerde eylemin nitelikli zimmet olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
1. Suç tarihlerinde Akbank … Şubesi müdürü olarak görev yapan sanık …’ın mudi …’den temdit işlemi için gerekmediği halde gerektiğini söyleyerek ve kandırarak imzalı tediye fişleri aldığı ve bunları mudinin haberi ve rızası olmaksızın mudinin hesabından 738.000,00TL’yi sanık …’in yetkilisi olduğu …Petrol Ürünleri Ltd.Şti.nin hesabına dolaylı finansmanında kullanmak üzere aktardığı cihetle, her iki sanığın eyleminin 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesi kapsamında nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde basit zimmetten uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
2. Mahkemece sanıkların mudi …’e yönelik mal edindikleri tutar mudinin yurt dışında kaldığı süre gözetilerek 362.750,00 TL olarak kabul edilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere adı geçen mudinin mevduat hesabından bilgisi ve talimatı olmadan, mudi kandırılarak alınan imzalı tediye fişleri kullanılmak suretiyle, 738.000,00TL paranın zimmete geçirildiği ve nitelikli zimmet miktarı bu tutar üzerinden hesaplanarak sanıkların sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin hükümde taksit aralığı belirtilmeyerek TCK’nun 52/4. maddesine muhalefet edilmesi,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Sanıklar hakkında gerçekleşen tüm zimmet miktarı gözetilerek ödettirilmesine karar verilecek banka zararı üzerinden hesaplanacak nispi harca da hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafiileri ile katılanlar Akbank … ve …vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.