YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9150
KARAR NO : 2013/8442
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.03.2012 tarih ve 2011/152-2012/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TURBANA ibareli 31. sınıftaki bahçecilik ürünleri, muz mallarını içeren 06.09.2000/18751 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, anılan markanın dünyanın birçok ülkesinde tescilli ve kullanılmakta olduğunu, davalının 29.05.2008 tarihinde “TİRVANA” ibareli, 29. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde ilân olunması üzerine önceye dayalı hak sahipliği, iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak kötüniyetli başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak … tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının kötüniyetli başvurusunun tescilinin müvekkilinin TURBANA esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek, … kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, başvuru ile redde mesnet alınmaya çalışılan markaların kapsamlarında yer alan ürünler itibariyle ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etkisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TURBANA ibareli markasıyla davalının TİRVANA ibareli başvurusu arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, her iki işaretin de ayırt ediciliklerinin yüksek seviyede olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 29. sınıf ürüner için ayırdığı satın alım
süresi içinde, TİRVANA ibareli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun TURBANA ibareli markadan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, davacının markasının tanınmışlık vasfı bulunmadığı gibi, davalıdan önce kullanılarak hak sahibi olunmasının da sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.