Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/7485 E. 2013/7548 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7485
KARAR NO : 2013/7548
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01…2011 tarih ve 2011/65-2011/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile Ahenk Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkiline 72.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu verildiğini, sözleşmenin feshedildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi için davalı bankaya müracaat edilmesine rağmen bankanın ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan bahisle teminat mektubunu nakde çevirmediğini, müvekkilinin 07…2010 tarihinde bankaya müracaat ettiğini, ihtiyati tedbir kararının ise 18…2010 tarihli olduğunu, davalının teminat mektubunu nakde çevirmemekte haksız bulunduğunu ileri sürerek; teminat mektubu bedeli olan 72.000,00 TL alacağın 07…2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin … 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/886 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenle karara uyarak davacının teminat mektubunun nakde çevrilme isteğinin reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu teminat mektubunun süresiz ve kesin teminat mektubu olduğu, yazılı talep üzerine nakde çevrileceği ve talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faizin de ödeneceği şartının yer aldığı, davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin talebinin davalı bankaya 07…2010 tarihinde ulaştığı, … 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/886 D.İş sayılı 18…2010 tarihli kararı ile dava konusu teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine karar verildiği, davacının talep tarihi itibariyle herhangi bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı, daha sonra verilen ihtiyati tedbir kararının davacı yönünden bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, banka teminat mektubu bedeli olan 72.000,00 TL’nin 07…2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, banka teminat mektubu bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, davacı muhatabın teminat mektubu bedelinin ödenmesi konusundaki talebi davalı bankaya 07…2010 tarihinde ulaşmış ise de teminat mektubu bedeli … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin teminat mektubu bedelinin ödenmemesi konusundaki 18…2010 tarihli ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davalı bankaca tazmin edilememiş, ihtiyati tedbire itiraz üzerine, … 5. Asiye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/586 esas sayılı dava dosyasında ….2010 tarihli tensip kararı ile ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. Banka tazmin talebini yerine getirmede gecikmesi nedeniyle ihtiyati tedbir kararına kadar geçen süre için gecikme faizinden sorumlu ise de, bankaya ihtiyati tedbir kararının bildirilmesiyle artık bankanın temerrüdünden söz edilemez. Muhatap davacının, davalı bankayı ödemeden men eden ihtiyati tedbir kararı nedeniyle, bankadan gecikmeden dolayı tazminat talep etmesinin hukuki bir dayanağı da bulunmamaktadır. Muhatap davacının mektup bedelinin tazmini hakkına sahip olup olmadığı, ihtiyati tedbir kararı veren mahkemece yargılaması yürütülen asıl dava sonucunda belli olacaktır. Teminat mektubu üzerindeki, lehdar ile muhatap arasındaki herhangi bir uyuşmazlığın kanuni neticelerinin nazara alınmayacağı ibaresi de, bankanın ihtiyati tedbir kararına uymaması gerektiği sonucunu doğurmaz. Mahkemenin ihtiyati tedbir kararına uymaması, bankanın lehdara karşı sorumluluğunu doğuracağından ve ayrıca suç teşkil edeceğinden davalı bankanın ihtiyati tedbir kararı nedeniyle muhataba ödeme yapmama hakkı vardır. (Prof. Dr. Seza Reisoğlu Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler-2003 syf 304-317.) Banka, tedbir kararı kendisine tebliğ edilen ve ödemeden men edilen üçüncü kişi olduğundan, tedbir kararı verilen davanın sonucunun beklenmesine de gerek yoktur. Bu nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
…- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, ….04.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Teminat mektupları mülga BK’nın 110. maddesinde ve TBK’nın 191 vd. maddelerinde öngörülen …. kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olup, mektup lehdarı ile muhatabı arasındaki ilişkiler dışında kalan ve bankanın bağımsız olarak bir borç yüklenmesi ilişkisidir. Banka, teminat mektubu ile belirli ve bağımsız bir riski garanti eder. Bu risk gerçekleşirse, gerçekleştiği ölçüde sorumludur. Kural olarak ilk talepte ödeme kaydını havi banka teminat mektuplarında banka, yalnızca şekli manada inceleme yapma yetkisini haiz olup, esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapma hak ve yetkisini haiz değildir. Bu sebeple de ilk talepte ödeme kaydını havi banka teminat mektuplarının esas itibariyle muhatap lehine olduğu kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, mektup muhatabı davacı işveren tarafından, lehdar ile aralarındaki sözleşmenin feshedildiği belirtilmek suretiyle tazmin talebinde bulunulmuş, davalı banka tarafından taahhüdü ihlal edilerek mektup derhal nakde çevrilmemiştir. Dosya kapsamı uyarınca, tazmin talebinin yapıldığı tarihte, davalı banka tarafından mektubun nakde çevrilmesine yasal bir engel söz konusu değildir. HGK’nun 14.11.2001 gün ve 2001/996-1026 sayılı kararı da açıklanan bu hususa işaret etmekte olup anılan kararda davalı bankanın tazmin zorunluluğundan kaçınamayacağı vurgulanmaktadır. Davalı bankanın muhatabın kötüniyetli tazmin talebinde bulunduğu yolunda bir direnimi bulunmadığı gibi işbu davada bu yolda bir savunmasına da rastlanılmamıştır.
Dairemiz çoğunluğunca, teminat mektubunun nakde tahvili için engel oluşturduğu belirtilen ihtiyati tedbir kararı ise, teminat mektubunun lehdarı olan yüklenici şirket tarafından işbu davanın davacısı olan işverene karşı açılmış bir alacak davasından önce verilmiş bir tedbir kararı mahiyetindedir ve teminat mektubu bilahare açılan o davanın konusunu teşkil etmediği için HMK’nın 397/1. maddesi uyarınca kendiliğinden kalkmıştır. Bu nedenle, gerek o davanın ve gerekse de ihtiyati tedbir kararının tarafı olmayan davalı bankayı mektubun nakde tahvili için sınırlayan sonradan ortaya çıkmış fiili bir imkansızlık halinden de söz edilemeyecektir. Esasen bu husus, teminat mektubunda da açıkça belirtilmiş olup davalı banka, muhataba karşı olan taahhüdünde, lehdar ile muhatap arasındaki uyuşmazlıklara bağlı olmaksızın muhataba karşı derhal tazmin vaadinde bulunmuştur. Öte yandan, tazmin talebi ile ihtiyati tedbir kararının verildiği tarihler arasındaki süre gözetildiğinde de, davalı bankanın hiçbir direnim nedeni göstermeksizin beklemesi ve sonra HMK’nın 394/…. maddesinde zikredilen tedbire itiraz müessesesine dahi başvurmaksızın, verilmiş olan tedbir kararından bahisle ödemede bulunmaktan kaçınması açıkça MK’nun …. maddesine aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan Dairemizin bozma kararına katılmayı olanaklı görmüyorum.