YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11510
KARAR NO : 2019/10402
KARAR TARİHİ : 08.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Müvekkilinin, 29.08.2012 tarihinde davalı işyerinde CNC Torna operatörü olarak çalışmaya başladığını, son net maaşının agi dahil 1.271,33 TL olduğunu, ayrıca servis ve yemek sosyal hakkından faydalandığını, müvekkilinin usta olarak 2013 yılına kadar çalıştığını, bu tarihten sonra müvekkili aleyhine rızası dışında değişiklik yapılarak, vasıf gerektirmeyen, ustalık mesleği ile alakası olmayan, temizlik işleri yapma, mal taşıma, mesleği ile hiç alakası olmayan taşlama bölümünde parça yağlama gibi alakasız işlerde çalıştırılmaya başlandığını, ancak müvekkilinin bu işleri kesinlikle kabul etmediğinden d…ı yetkililere zaman zaman bu yakınışını dile getirdiğini, ancak şirket yetkililerinin bu durumu hiç dikkate almadığı gibi sürekli müvekkilini azarlayıp rencide ederek; “sen işçisin, biz ne dersek onu yapmak zorundasın, bu şekilde bir müddet çalış, tekrar işine döneceksin, aksi halde beğenmiyorsan, kapı orda çık git, koca … işçi mi yok” şeklinde müvekkiline kapıyı gösterdiklerini, ancak çalışmaya ihtiyacı olan müvekkilinin, işverenin tekrar işine döneceksin sözü nedeniyle belki işime dönerim ümidiyle işveren tarafından uygulanan psikolojik şiddete katlandığını, müvekkilinin 17.07.2014 tarihinde tekrar durumu insan kaynaklarında bulunan yetkililere anlattığını, ancak kendisine; “sözleşmede biz ne dersek, o olur şeklinde madde olduğunu, bu nedenle çalışmak istersen bu şekilde çalışmak istemezsen kapı orda” şeklinde cevap aldığını, oysa bütün işyerlerinde yapıldığı gibi imzalanan sözleşmenin bir örneği müvekkiline verilmediği gibi müvekkilinin nasıl bir sözleşme dahi imzaladığını bilmediğini, çünkü sözleşmenin tek taraflı olarak işveren tarafından önceden hazırlanarak ve girişte formoliteden davacıya imzalattırıldığını, hatta müvekkilinin sözleşmenin fotokopisini istemesine rağmen kendisine verilmediğini, 22.07.2014 tarihinde insan kaynaklarından 3 kişinin gelerek davacının işine son verildiğini, bu nedenle çıkış evraklarınını imzalamasını söyleyerek müvekkilinin işine son verdiklerini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davacının, müvekkili işyerinde operatör olarak çalıştığını, çalıştığı bölümde işler ve siparişler azaldığı için işlerin yoğunlaştığı başka bir bölüm operatörlüğüne naklinin uygun görüldüğünü, işlerin azalmasından d…ı rahat etmek istediğinden işlerin yoğunlaştığı diğer bölüme geçmek istemediğini, sözlü ve yazılı olarak yapılan bildirilere aldırış etmediğini, hatta bildirim örneklerini dahi imzalamaktan imtina ettiğini, defalarca yapılan uyarılara uymayarak yeni işine başlamamakta ısrar eden ve uyarılar nedeniyle amirlerinin yokluğunda amirlerine de hakaret eden ve şirket hakkında tehditler savuran davacının iş akdinin haklı nedenlerle 4857 sayılı Yasa’nın 25/II maddesi gereğince feshedildiğini, arz edilen bu nedenlerle davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesinin mümkün olmaması nedeni ile söz konusu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davacı işçi iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep etmiştir.
2- Davalı işveren davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ”Somut uyuşmazlıkta: Taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin 2. Sözleşmenin Konusu kısmında yer alan b bendinde ki; “İşletme içerisinde bulunan amirinin talimatlarına göre herhangi bir bölümde çalışma” ve yine c bendinde ki; “İşverence verilecek olan her türlü ek görev (Şehir içi – Şehir dışı – Yurtiçi – Yurtdışı) vs. Ancak, yukarıda sayılan hususlar yegane iş ve görev tanımları olmayıp, İş Kanunu’nun emredici hükümlerine aykırılık yaratacak hususlar dışında, işveren, işçiye sözleşme ile kararlaştırılabilecek her türlü iş ve görev emrini verebilecek, işçi de bu talimatlara uyacak ve görevlerini yerine getirecektir. İşletmenin gezdirilmesi ve yapılan işlerin ayrıntılı olarak anlatılması neticesinde akit işçi, sözleşmenin diğer tarafı işverene ait her türlü iş ve görevi eğer eğitim gerekiyorsa eğitim sonrasında, belirli vasıflara veya eğitimi gerektirmeyen işleri ise her halükarda başarıyla gerçekleştireceğini kabul, taahhüt ve beyan eder. İşçi işverenin işletme içinde yapacağı transfer ve görevlendirmelerin bir cezalandırma olmadığını, bunların işletmenin yerleşmiş bir uygulaması ve verimliliği arttırmaya yönelik etkinlikler olduğunu anladığını ve bu çerçevede bu tür uygulamalara razı olacağını işbu sözleşmeyi imzalayarak kabul, taahhüt ve beyan eder.” hükmünün yer aldığı ve davacının da bu hükümleri kabul ederek, iş sözleşmesini imzaladığı görülmüştür. İş akdinin tazminata hak kazanmayacak şekilde haklı sebeplerle sona erdiğinin ispatı işveren üzerinde olup, yargılama aşamasında yeminli dinlenen davalı tanıklarının savunmayı doğrular mahiyette somut ve tutarlı yeminli beyanları, görev yeri ve görev değişikliğinin davacıya hem yazılı hem de sözlü olarak bildirilmesine rağmen, davacının bu yazılı bildirimleri tebellüğ etmediği gibi yasada geçerli süre içerisinde ve yazılı bir şekilde görevlendirmeyi kabul ya da reddettiğini de davalı işverene bildirmediği, yine davacının iş düzenine ve şirket kurallarına riayet etmeyerek, kendisine verilen görevleri yapmadığı gibi amirlerine agrasif hareketler sergileyerek diğer çalışanlara kötü örnek olduğuna ilişkin hakkında düzenlenmiş tutanaklar bulunmasına rağmen, davacının bu tutanakları da tebellüğ etmediği gibi herhangi bir savunmada bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkememizce dinlenen davalı tanıkları ve özellikle davalı tanığı …’nun beyanından, davacının kendisi ile konuşurken hem görev değişikliği konusunu konuştuğu hem de tazminatlarını alarak işten ayrılmak istediği hususunu konuştuğu, tazminatını vermeden işten çıkarılması halinde şirketin kötü reklamını yapacağını, … TV’de tanığıdığı olduğunu, …ı medyaya taşıyarak şirketin adını lekeleyeceğini bizzat söylediği, bilahare bu konuşmadan sonra da, dosya içerisinde mevcut tutanak altına alınan “insan kaynakları yöneticisine seni üretim operatörü yapsalar sen kabul edermisin dedim. o da apışıp kaldı”, “ben bu bölüm şefini döverim” şeklinde sözler söylediği, davacının ve davacı tanıklarının sözünü ettiği temizlik ve başkaca işler kapsamının, herkesin çalışmış olduğu makinenin bulunduğu konumu temiz tutmakla görevli olup, bunu her operatörün yaptığı ve bu durumunda görev tanımında açıkça belirtildiği, davalı işyerinde geçici görevlendirmenin sadece davacıya has uygulanmadığı ve bu geçici görevlendirmelerin ihtiyaç halinde davalı işyerinde çalışan tüm personele uygulandığı, davacının davalı işyerinde ki görevi CNC operatörlü olup ustalık gerektirmeyen bir iş olduğu için davacının geçici görevlendirme ile görevlendirildiği taşlama bölümündeki yapacağı işin de ustalık gerektirmeyen bir iş olduğu ve bu nedenle de otomasyan kapsamında çalışan işyerinde yapılan geçici görev yeri değişikliğinin esaslı değişiklik olmadığı anlaşılmış, ayrıca davacının işten ayrılmak istediği hususunu dile getirdiği, iddia edilen sebeplerin davacı yönünden haklı fesih kapsamında bulunmadığı gibi, davalı yönünden ise; davacının bu tutum ve davranışlarının işyerindeki huzur, güven ve saygılı çalışma ortamını bozduğu anlaşılmış olup, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının iş akdinin davalı işverence haklı nedenlerle feshedildiği ve davalı işverin de tüm yargılama sürecinde ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği kanaatine varılmakla, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ”şeklindeki gerekçeyle feshin haklı olduğu kabul edilerek davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinde bulunan 22.07.2014 tarihli tutanak içeriği davalı işveren tarafından yöntemince ispatlanamamıştır. Davacı tanıkları …a dair anlatımda bulunmamışlar aksine davacının çalışma koşullarının işçi aleyhine esaslı şekilde değiştirildiğini açıklamışlardır. Davalı tanıkları ise tutanak içeriğini tam olarak doğrulamamışlardır.
İş sözleşmesinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde feshinde ispat yükü davalı işverene ait olup savunma isteği yazısı ile tutanakta yer alan iddianın somut biçimde ispatlanamaması sebebiyle davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde isteklerin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten d…ı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.