YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/19062
KARAR NO : 2019/5162
KARAR TARİHİ : 09.04.2019
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
S. SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması gerektiği, somut olayda; Ceza Genel Kurulu’nun 09.05.2017 gün, 2015/9…179esas, 2017/267 sayılı kararında belirtildiği üzere, başka suçtan yakalanan suça sürüklenen çocuğun kendisini yakalayan kolluk görevlilerine isminin … olduğunu söyleyerek …’a ait kimlik cüzdanını verdiği, kimlik cüzdanı üzerindeki resmin kendisine benzemediğinin görülmesi üzerine, gerçek kimliğini ikrar ettiği, tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği olayda; kolluk görevlilerinin inandırıcı bulunmamasından dolayı kimliği kullanılan kişi hakkında bir soruşturma ve kovuşturma yapılmaması sebebiyle, iftiranın özel bir şekli olan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun kollukça yapılan araştırmada, suça sürüklenen çocuğun gerçek kimliğinin tespit edilerek tutanağın bu kimlik bilgileri ile düzenlenmiş olması ve suça sürüklenen çocuğun gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği isme göre düzenlenmiş herhangi bir belgenin bulunmaması gözetildiğinde ise resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşmayacağı, suça sürüklenen çocuğun eyleminin Kabahatler Kanununun 40. maddesinde “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması” şeklinde tanımlanan “kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturacağı bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşturduğu, bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı
gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2…c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan 5326 sayılı Kanunun 20/2…c maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kabahat oluşturan eylemiyle ilgili soruşturma zamanaşımı dolduğundan hakkında aynı Kanunun 20/1. maddesi gereğince İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 09.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.