Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/11304 E. 2013/16676 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11304
KARAR NO : 2013/16676
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibarıyla bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki satın alma sözleşmesinin teminatı olarak müvekkilince ….500 TL’lik çek verilmesine rağmen mal tesliminin gerçekleşmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine çekin iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil çekin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ciro imzasının bulunmadığını, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, çekte ciro imzası bulunan …’un müvekkilinin erkek kardeşi olduğunu ancak müvekkilinin O’na kendi adına ticaret yapması için vekalet ve icazet vermediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, dava konusu çekin lehdarı ve ilk cirantasının … Tic. – …. ciranta …, …. ciranta …, son cirantanın … olduğu, davacı-keşidecinin hamil … ile ciranta … aleyhine aynı mahkemede açtığı 2010/356 E. sayılı davanın hamil … iyi niyetli olduğu için reddedildiği ciranta … aleyhine açılan davanın takipsiz bırakıldığı, iddianın dayanağı adi sözleşme kapsamında dava konusu çekin verildiği ancak mal tesliminin gerçekleşmediği, işyerinin davalı adına açıldığı fakat gerçekte ilgilinin davalının kardeşi … olduğu … yerinin faaliyete geçemediği, davalı taraf karşı edimini yerine getirmediğinden davacının bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, 27.02.2010 keşide tarihli ….500,00 TL bedelli çekten dolayı davacı şirketin davalı … (…)’a borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, keşideci … Vitamin Gıda Teks. San. Tic. Ltd. Şti. lehtar cirantası … Çikolata Üretim Paz. San. Tic. – … (…) …. cirantası …, …. cirantası …, …. ciranta ve hamili …, keşide yeri … 27.02.2010 tanzim tarihli ….500 TL bedelli muhatap bankası Türkiye Finans Katılım Bankası … Şubesi olan çek nedeniyle keşidecinin lehdar cirantaya karşı açtığı menfi tespit davasıdır.
Davalı, taraflar arasında hiçbir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, çek arkasındaki ciranta imzasının kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Davacı yan iddiasını ispat yönünde ……..2009 tarihli satın alma sözleşmesini dosyaya ibraz etmiştir. Bu sözleşmeyi … Çikolata Üretim Paz. San. Tic. Satış sorumlusu … imzalamış ise de, davalı bu kişinin kendisi adına sözleşme imzalama yetkisinin olmadığını, bu sözleşmenin de kendisini bağlamayacağını savunmuştur.
Bu gelişmelerden sonra davacı vekili ….04.2013 tarihli celsede: “… Tic.’in tüzel kişiliğinin olmadığı … adına ticaret sicilinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır, bu kişi şirketi kabul etmekle birlikte şirketin faaliyette olmadığını iddia ederek çekteki ciroyu da kabul etmemektedir, bir ölçüde kendisine borçlu olmadığımızı da kabul etmektedir, zira diğer cirantalardan … adı geçen davalının da kardeşidir, davalının imza inkarı … bu davanın esası yönünden önem arz etmekle birlikte şayet davaya sebebiyet verip vermediği noktasında imza incelemesine mahkemenizce gidilecekse bu davayı gereksiz yere uzatacaktır, biz yargılama giderleri ve vekalet ücretini talep etmiyoruz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Öte yandan çekin hamili … ve O’na çeki ciro eden … hakkında davalar açıldığı, … iyiniyetli hamil kabul edilerek O’nun hakkındaki davanın reddedildiği, davalı … hakkındaki davanın da takip edilmediğinden işlemden kaldırıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde, davacı yan taraflar arasında hukuki ve ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki nedeniyle çekin davalıya verildiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamak zorundadır. Bu yönde sunulan ……..2009 tarihli sözleşmede davalının imzası bulunmadığı gibi imzası bulunan …’ün de davalı adına sözleşmeyi imzaladığı da kanıtlanamamıştır.
Dava, menfi tespit davası olup yapılan yargılama sonucu verilen kabul veya red kararının hukuki sonuçları çok farklıdır.
O halde mahkemece yapılması gereken … ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu gözetilerek taraflar arasında hukuki ve ticari ilişki bulunduğunun kanıtlanması, çek arkasındaki davalıya ait olduğu iddia edilen ciranta imzasının da davalıya ait olup olmadığı araştırılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi davacı vekilinin ….04.2013 tarihli duruşmadaki “… biz yargılama giderleri ve vekalet ücretini talep etmiyoruz” beyanı gözetilmeden davalının yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.