YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12791
KARAR NO : 2019/5501
KARAR TARİHİ : 02.04.2019
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 237, 238/2, 260/1. maddelerindeki düzenlemeler karşısında, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş ancak katılan sıfatını almamış bulunanlara yasa yolları açıldığından, duruşmada CMK’nın 234/1-b maddesindeki hakları kendisine anlatılıp aynı Kanunun 238/2. maddesine göre davaya katılıp katılmayacağı sorulmadığından, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin katılma talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; Olay günü suça sürüklenen çocuğun yanında arkadaşları … ve … ile birlikte… AVM’ ye yemek yemeğe gittikleri birşeyler yedikten sonra dışarıya çıktıklarında …’in kafe içerisinde masa üzerinde duran müştekiye ait telefonu aldığı daha sonra birlikte gezerken bir telefoncuya sattıklarının anlaşıldığı olayda; suça sürüklenen çocuğun Cumhuriyet Savcılığı’nda müdafii huzurunda alınan beyanında; …’in çaldığı telefonu birlikte sattıklarını ancak çalmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyeti yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek beraatine karar verilmesi,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ”Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların” uzlaşma kapsamına alındığı, suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun üst sınırının ise üç yıl hapis cezası ile birlikte adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında; Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen ve usul hukuku kurumu olan uzlaşma yolunun ceza muhakemesi hukukunda mümkün olan sanık lehine genişletici yorum ve kıyas ile suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanarak üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezaları yanında adli para cezalarına da hükmedilmesi halinde suçun uzlaşma kapsamı içerisinde kalmaya devam edeceği, hapis cezası ile birlikte hükmolunan adli para cezalarının suçun üst sınırına etki etmeyeceği ve suçu uzlaşma kapsamı dışına çıkarmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 02/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.