YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/81
KARAR NO : 2019/10738
KARAR TARİHİ : 13.05.2019
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı … bünyesinde, park ve bahçeler bölümünde işçi olarak çalıştığını, 1985 yılında işe başladığını, belediyenin iş akdini 18/03/2016 tarihi itibari ile fesih ettiğini, fesih yazısında fesih gerekçesi olarak emekliliğinin gösterildiğini bu yönü ile tek başına emeklilik gerekçesi ile davacının iş akdinin feshinin kanuna aykırı olduğunu iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespitini, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili başkanlığın fen işleri müdürlüğünde işçi kadrosunda olup park ve bahçeler müdürlüğünde görev yapan davacının emekliliğe hak kazandığı 4857 sayılı İş Kanunun 17. Maddeleri 1475 sayılı İş Kanunun 14. maddesi ve işyeri toplu sözleşmesinin 34-35. maddeleri uyarınca kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi sureti ile 18/03/2016 tarihi itibari ile iş akdinin feshi ve ilişiğinin kesilmesine dair T.C. … İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 18/03/2016 tarih ve 349085 sayılı başkanlık onaylı fesih bildiriminin davacıya tebliğ edildiğini, davalı belediyenin kadro sayısının yüksek olmasının yanı sıra kadrolu işçi ücretlerinin yüksek olmasının belediye bütçesine büyük yük getirmesi sebebi ile başkanlık makamının personel politikasını yeniden gözden geçirmesi ve emeklilik hakkı elde eden işçi personeli iş akdinin fesih edilmesi şeklindeki kurumsal kararı nedeni ile davacının işten çıkarıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalı işveren tarafından davacının iş akdinin 18/03/2016 tarihinde feshedildiği, fesih yazısında T.C. … İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün 18/3/2016 tarih ve 349085 sayılı yazısına atıfta bulunulduğu, söz konusu yazının incelenmesinden ise davacının emekliliğe hak kazandığının işyeri ve … kayıtlarından anlaşıldığı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri ile 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14.maddesi ve işyeri toplu iş sözleşmesinin 34.ve 37. maddeleri uyarınca davacıya ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek sureti ile 18/03/2016 tarihi itibariyle iş akdinin feshi ve ilişiğinin kesilmesinin Başkanlık onayına arz edildiği, mevcut hali ile fesih bildirimi olarak dosyaya sunulan yazıda fesih sebebinin açık ve kesin şekilde belirtilmediği gibi, davalı yanın savunmalarında belirttiği şekil ve nitelikte bir yönetimsel kararın da dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla bu yönlerden değerlendirildiğinde feshin biçimsel koşullarına uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının işe iadesine 8 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili, istinaf başvurusunda feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işverenin işletmesel kararın gerektirdiği tedbir sonucunda feshin zorunlu hale geldiğini savunmasına ve bu hususta ispat yükü İş Kanunu 20/2.maddesi uyarınca kendi üzerinde olmasına rağmen, T.C. … Belediyesi’nin işletmesel karar içerikli belediye meclis kararını dosyaya ibraz etmediği, işgücü fazlalığından bahsedilmiş ise de hizmet alım ihalesi usulü ile üçüncü şahıslardan hizmet alındığı, norm kadro çalışmasına ilişkin bilgi ve belgelerin ibraz edilemediği, işyerinde davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığını, işgücü fazlalığı oluştuğunu ispat edecek bir delilin varlığını dosyaya ibraz etmediği, davacının işyerinde … olanağının ortadan kalkmadığı, fesih için geçerli bir sebebin oluşmadığı ve fesih tarihinden önce ve sonra işverenin yeni işçiler almak suretiyle, bilirkişinin raporunda yapılan inceleme ile de tespit edildiği üzere varlığı iddia edilen işletmesel kararı tutarlı uygulamadığı, bu bağlamda davalı işverenin feshin son çare olması ilkesine uygun davranmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
G) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
H) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (08.04.2008 gün ve 2007/27773 Esas, 2008/7819 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır. İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 01/05/1985- 18/03/2016 tarihleri arasında çalıştığı, işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesi isabetli olmayıp, bu tazminatın davacının 6 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Mahkemece fesih tarihindeki kıdemi 30 yıl 10 ay 17 gün olan davacının işe başlatmama tazminatının 6 aylık ücreti yerine 8 aylık ücreti olarak belirlenmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
I) Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz olunan kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının işe başlatmama tazminatına ilişkin 2. bendindeki “ 8 “ rakamının çıkartılarak, yerine “ 6 “ rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 13/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.